Ölümün Kokusu Bulundu

 

Ölümün kokusu bulundu. Yapılan araştırmalar sonucu ölünce aynı tür hayvanlar aynı kokuyu dışarı verdikleri görüldü.

Bilim insanları ölen hayvanların vücudunda oluşan ve türdeş hayvanları cesetten uzaklaştıran kokuları ayrıştırmayı başardı. Yani ölümün kokusu bulundu.
Kanada McMaster Üniversitsi bilim ekibi, ölen hayvanların vücudunda aynı türlerde benzer özellikler taşıyan bir koku oluştuğunu, bu kokuların türdeş hayvanlar için “ölüm uyarı sistemi” işlevi gördüğünü tespit etti.

Kanada’daki McMaster Üniversitesi’nden bilimcilerin araştırmasına göre böcekler ve ıstakozlar gibi familya olarak birbirine yakın ama ayrı türlerden olan hayvan gruplarında bile ölüm esnasında ‘aynı koku’ üretiliyor.
Yağ asitlerinin karışımından oluşan bir salgıdan yayılan koku, türdaş canlıların ölen veya ölmekte olan hayvandan uzaklaşması için bir “ölüm uyarı sistemi” işlevi görüyor.
Ekip lideri David Rollo, ölen hayvanın bulunduğu yerden uzaklaşan diğer hayvanların böylece ölüme neden olan bulaşıcı hastalıktan veya düşman saldırısı tehlikesinden de uzaklamış olduğunu vurguladı.
Deneyde hamam böceklerinin kullandıklarını söyleyen Rollo, bunların barınma veya saklanma için ideal bir delik bulduklarında gövdeden feromon salgılandığını, bunun da diğer böcekleri oraya çektiğini belirtti.
Gözlem sırasında bu böceklerin ölmüş türdaşlarının olduğu yerden kaçtıklarını farkeden ekip, ölü hamam böceklerinin vücutlarından sıvı alarak analiz etti. Daha sonra laboratuarda çoğaltılan bu sıvı belirli bölgelere sürülerek böceklerin tepkisi gözlendi.
Rollo, “ölüm kokusu” yayan bu sıvının bulunduğu noktalara deneydeki hiç bir hamam böceğinin yaklaşmadığının gözlendiğini açıkladı.
Araştırma ekibi, bu koku yayma özelliğinin 400 milyon yıl önce evrilmeye başlayan bir özellik olduğunu ve soyların devamına yardım ettiğini berlitiyor.

Evliliğin Bitmesine Neden Olan Şeyler

Evlilikler birçok nedenden dolayı bitebilmektedir. Bu sebeplerden bir tanesi de cinsellik.
Bu sorunun arkasında ise ergenlik döneminde aile ve çevreden görülen baskı geliyor… Sonuç ise mutsuz evlilikler…
Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Memorial Hastanesi’nden Uz. Klinik Psikolog Ayşe Elif Orhon, kadın cinsel işlev bozukluklarından biri olan “istek azlığı”nın en çok bilinen kadınsal cinsel bozukluk olan “vajinusmus”tan da daha sık görüldüğünü söyledi.
Cinsel birleşmeye engel olmadığı için kadınların tedavi için başvurmadığını ifade eden Orhon, ancak bu durumun çiftin ilişkisini olumsuz etkilediğini kayeddit.

Yanlış evlilikler
Diğer tüm cinsel işlev bozukluklarında olduğu gibi cinsel istek bozukluğunun da fizyolojik ve psikolojik birçok nedeni bulunuyor. Çoğu durumda bu nedenler bir arada rol oynayarak hastalığın ortaya çıkışına sebep oluyor. Ayşe Elif Orhon hastalığın ortaya çıkmasındaki etken faktörleri şu şekilde sıraladı:
• Psikoseksüel gelişim aşamalarında ortaya çıkan aksaklıklar
• Erken çocukluk dönemine ait bilinçaltı çatışmalar
• Cinselliğe dair gerçeküstü ve hatalı beklentiler
• Cinselliğe dair edinilmiş hatalı bilgiler
• Hatalı öğrenilmiş davranışlar
• Utanç, suçluluk, günahkârlık duygularına kapılma
• Cinselliğin yasaklandığı tutucu ve katı ahlak kurallarının bulunduğu toplumlarda yetişme
• Evlilik problemleri ve çatışmaları
• Eşler arası uyumsuzluk
• Eşlerin ikisinden birinde cinsel yaşamı olumsuz yönde etkileyen psikiyatrik bir hastalığın bulunması (depresyon gibi)
• Kişinin kendi bedenine, özellikle cinsel organlarına dair olumsuz düşünceler içerisinde olması
Her şey ergenlikte başlıyor
Cinsel istek azlığı ergenlik döneminden itibaren başlar ve tedavi edilmediğinde yaşam boyu devamlılık gösteriyor. Özellike katı ve tutucu toplumların bu cinsel işlev bozukluğunun ortaya çıkışında büyük etkisi bulunuyor.
Çok küçük yaşlardan itibaren uygulanmaya başlayan cinsel yasak ve baskılar kişilerin cinsel güdülerini bastırmasına ve zamanla cinselliğe ve kendi bedenine yabancılaşmasına neden oluyor.
Bazı durumlarda ise önceleri bir problem yokken sonradan cinsel istek azlığı ortaya çıkabiliyor. Ayşe Elif Orhon bunun nedenlerini ise şöyle sıraladı:
• Kronik hastalıklar
• Kişinin kullandığı ilaçlar
• Alkol kullanımı
• Uyuşturucu madde kullanımı
• Menapoz
• Emzirme dönemi
• Psikiyatrik bozukluklar
• Eşler arası çatışmalar
• Kişinin cinsel bir travma yaşamış veya cinsel şiddete maruz kalmış olması
Tedavisi var mı?
Orhon, cinsel istek azlığının tek ve geçerli tedavi yönteminin cinsel terapi olduğunu söylüyor ve ekliyor “Cinsel istek azlığı yaşayan kadınlar uzmana başvurmadığı ve tedavi edilmediğinde yaşayacakları haz deneyiminden vazgeçmiş olurlar ve partnerleriyle ilişkileri ciddi şekilde etkilenir. Bunun nedeniyse cinsel ilişki çiftler arasındaki bir iletişim ve yakınlaşma şekli ve sürecidir. Bu süreçte meydana gelen aksaklıklar hem bireyi hem de çiftin ilişkisini olumsuz yönde etkileyip sekteye uğratabilmektedir.”
Cinsel işlev bozukluklarının hepsinde olduğu gibi cinsel istek azlığı da çiftin ortak yaşadığı bir problem ve terapiye iki kişinin de katılımını gerektiriyor. Dolayısıyla terapide partnerin eşlik etmesi, destekleyici bir tutum içerisinde olunması büyük önem taşıyor.

Kadınları Etkileyen 5 Şey

Kadınları etkilemek için illa çok yakışıklı olmaya gerek yoktur. Bazı ipuçları sayesinde kadınları etkileyebilirsiniz. Bu ipuçları nedir yazımızın devamında bulacaksınız.

 

Kendinizde çekici bulmadığınız yönler ve bölgeleriniz bazıları belkide kadınların çok hoşuna gidiyordur. Sizi etkileyici kılan bu yönleri öğrenirseniz hem kendinize güveniniz hemde gücünüz yerine gelecektir.
İşte sizi şaşırtacak ama kadınları etkileyen 5 şey ve özellikleri
Yara izleri
İlk kez yemeğe çıktığınız bir kadın sizin vücudunuzda gördüğü izlerin hikayelerini kafasında kurmaktadır. Şarkıcı Seal’ı buna örnek verebiliriz. Onun suratındaki yara izlerini seksi bulan belkide dünyada milyonlarca kadın bulabiliriz. Yara izleri bir erkeğe erkeksi görüntü ve gizem verir bu da kadınlar tarafından seksi bulunmaktadır.
Bu konuda yapılan bazı araştırmalar bile var, kadınların neden yara izlerini seksi bulduğu konusunda. Liverpool ve Sterling Üniversitesinden bilimadamlarının araştırmalarına göre kadınlar yara izlerini sağlık ve cesaretle ilişkilendiriyorlar. Yara izleri sizi cesur göstermekle beraber düşmanınızı yada rakibinizi yendiğinizin bir kanıtı gibi de algılanıyor. Siz siz olun bir kapıya çarptıktan veya sivilce patlaması sonrası oluşan yara izlerini kızarkadaşınıza açıklamayın.
Evinizdeki çiçekler
Elbette ki nasıl çiçeklerinizin olduğu kızları etkileme oranınızın çok yüksek olmasıyla doğrudan bağlantılı değildir. Ama ilginç bir şekilde kadınlar evinizde beslediğiniz çiçeklere dikkat etmektedirler. İyi büyütülmüş çiçekleri gören kadınlar bunu çocuk bakımından bir ilişkiye önem verip vermediğinizi dair değişik konulara bölerek kontrol edebilirler.
İngiltere’nin en çok satan 1 numaralı erkek dergilerinden Nuts’un 1500 kişi üzerinde yaptığı ankete göre kadınlar çevreye ve çiçeklere önem veren erkekleri çok çekici buluyorlar. Bir yeşil bitki edinmeniz size artı puan kazandırıyor. Uzmanlar ise haftada yarım saat bahçe işi yapan erkeklerin yatak performanslarının daha iyi olduğunu ortaya koydu.
Ter
Evet ter seksi birşey. İnanmıyorsanız kadınların futbol maçlarında ya da spor müsabakalarında terleyen erkeklere nasıl hayranlıkla baktıklarını gözlemleyin. Sizce oyunu ilginç bulduğu için mi yoksa cinsel anlamda birşeyler olduğu için mi? Onların üzerinde yarattığı etki ise şöyledir: spor gücün simgesidir, spor sonrası alınacak duş ise ayrıca gözlerinde canlanmaktadır.
Bilimadamları yaptıkları araştırmada iki gün boyunca deoderant veya sabun gibi herhangi bir kişisel bakım ürünü kullanmayan erkek deneklerden ter örnekleri aldılar.Örneklerin bir kısmı sıkıcı belgesel filmi izlettirildikten sonra alınırken bir kısmı da daha erotik ve açık saçık görüntülerin ardından alındı. Özel bir yöntemle beyin taramasına tabi tutulan gönüllü birkaç kadın denek de bu ter örneklerini kokladı.
Seksi filmleri izleyen erkeklerin terini koklarken kadınların beyinlerinin daha farklı bölgelerinin çalıştığı beyin taramalarında saptandı. Bu koku kadınların beyinlerindeki zevk ve üreme ile ilgili bölgeleri harekete geçirdi.
Gri saç
Toplumda genel kanı gençlik her zaman seksidir. Kadınların üzerinde artık gri saçlar daha etkili diyebiliriz. Hatta siyahın yerine bile tercih ediliyor. Yapılan bir araştırmaya göre kadınlara sorulduğunda %72’si gri saçlı bir erkeği siyah olana tercih ediyor.
Gözlük
Stockholm Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre, kadınların çoğu gözlük takan erkekleri takmayanlara tercih ediyor. Bilimadamı olmanıza gerek yok ama gözlük genelde zekayı temsil ediyor. Kadınlar ise zeki erkeklere bayılıyorlar.
Birçok kadın ustaca kurulmuş cümleleri ve zeki düşünceleri seksi buluyor.

Erkeklerin Kadınlarda Aradığı Özellikler

Erkekler hayatlarını geçircekleri kadınlarda bazı özellikler ararlar. Bu özellikler;

1- Gerçek bir kadın minibüsçüler gibi küfretmez
Erkeklerin söylediği: Gerçek bir kadın kesinlikle ağır küfürler ederek konuşmaz. En angarya işi yaparken ya da en zorlandığı anlarda bile. Bu tür kaba kelimeleri zihninin bir köşesinde tutar ve içinden söyler. Ancak erkek ara sıra da olsa adi kelimeler duymak isteyebilir.
Kadınların düşündüğü: Tüm kötü kelimeleri etrafımdaki şaşkınlar için harcamak! Eğer bunları duymak bir erkeği rahatsız ediyorsa bunu anlayabilirim ama sadece onun istediği zamanlarda küfürlü konuşacak ve onun amaçlarına hizmet edeceksem buna katılmıyorum. Çok ikiyüzlü bir tavır. Kelime haznemin çeşitliliği ve renkliliğini sonuna kadar savunmayı tercih ediyorum.
2- Gerçek bir kadın kalabalık arasında takılmaz
Erkeklerin söylediği: Gerçek bir kadın yalnızdır. Erkek onu bir partide gördüğü zaman kimseyi tanımadığını hemen anlar. Büfenin yanında tek başına durmaktadır ve ona ulaşmak hiç de zor değildir çünkü etrafında aşılması gereken arkadaşlarından oluşan bir duvar yoktur. Ancak yalnızlığının özünde asosyal olması değil herkesle çok yakın ilişki kurmaktan hoşlanmıyor olması ve seçiciliği yatar. Kaldı ki yanına gelen erkekle sohbet etmesi ne kadar sosyal olduğunun göstergesidir. Kendine güven veren erkeklerle ilişki kurabilir ancak.
Kadınların düşündüğü: Burada güvendeyim. Kalabalığın arasına karışıp yılışık adamlarla muhattap olmaktan çok daha iyidir. En azından bu şekilde gerçekten beğendiğim bir adamla kontakt kurabilir ve onun bana yaklaşması için fırsat yaratabilirim. Ara sıra insanın buna da ihtiyacı oluyor. Ama arkadaş grubum olmadan dışarıya çıkmayı çok da tercih etmem.
3- Gerçek bir kadın topuklu ayakkabı giyer
Erkeklerin söylediği: Gerçek bir kadın ne basket ayakkabısı (eğer Madonna değilse), ne çizme, ne balerin ayakkabısı, ne terlik, ne Birkenstock, ne de bot giyer. Hayır gerçek bir kadın sadece topuklu ayakkabı giyer. Tıpkı eskiden büyükannelerimizin zamanında olduğu gibi. Bacakların sonsuz görünmesini sağlıyor ve yürürken çıkan tıkırtı kulağa çok hoş ve kadınsı geliyor.
Kadınların düşündüğü: Kendimi spor ayakkabıların ya da düz sandaletlerin içinde rahat hissettiğim kadar hiçbir ayakkabıda hissetmiyorum. Tabii bunların da en orijinal olan modellerini seçmeye çalışıyorum. Tabii ki yüksek topuklu, sivri burunlu ayakkabılar da satın alıyorum (hem de en pahalısından) ve giyiniyorum. Ancak her gün yüksek topuklarla yürümeye çalışmanın ne kadar zor olduğunu da unutmamak gerek. Koşuşturma da cabası. Ayaklarımın isyanını duyar gibiyim. Rahat etmek istiyoruz!

4- Gerçek bir kadının saçları uzun olur
Erkeklerin söylediği: Gerçek bir kadının saçlarının içinde kaybolup orada yaşanabilmeli. Gerçek bir kadın aşk yaparken yeleleri boynuna dolanmalı ve sağa sola yayılmalı. Bu kesinlikle çok seksi! Eğer bir kadın saçlarını kesiyorsa bu kesinlikle düzene girmek içindir. Yoksa onları uzun bırakır. Bir erkeğin onları parmaklarıyla okşayıp şekil vermesi en doğal hakkıdır. Kadınların bazen topuz yapması da çok etkileyici olabiliyor. Özellikle mutfakta çalışırken aceleyle topladığı saçları çok seksi bir görüntü yaratabiliyor. Bunların hepsi çok kadınsı!

Kadınların düşündüğü: Son alışverişimizde birkaç etek ya da elbise satın almışsak saçımızı çok kısa kestirmeyiz. Farklı modelleri ve çeşitli boylardaki kesimler güzel ama enseye traş gerektiren çok kısa modelleri biz de çok tercih etmiyoruz. Boynumuzu ortaya çıkaran modelleri seviyoruz. Ama bunun için sadece at kuyruğu ya da topuz yapmak gerekmiyor. Kısa saç da boyun ve dekolte kısmım oldukça seksi gösterebiliyor. Bu yüzden erkeklere kısa saç ve feminenliğin paralel olabileceğini anlatmak lazım.
5- Gerçek bir kadın çivi çakmayı bilmez
Erkeklerin söylediği: Gerçek bir kadın buzdolabının kapısını kapatmak, otomobil park etmek ve bilgisayarda “ctrl + z” yapmak için bile bir erkeğe ihtiyaç duyar. Kadınlar zeki ve duyarlıdır ancak el becerisi gerektiren işlerde değil. Çünkü onlar tamirci değiller. Gerçek bir kadın erkeği duvarda matkapla delik açarken tayyörü ile yerde oturup onu seyreder. Çünkü matkabı kullanmaya kalkarsa mutlaka kırar ya da kendini yaralar. Ve erkeği tamiratı bitince tebrik etmek için alkışlar.
Kadınların düşündüğü: Her şeyi bildiğimiz gibi yaparsak erkeklerin onuru kırılabilir. Çünkü onlar kendilerini güçlü hissetmeyi sever ve bu tür minik işleri büyüterek üstün olduklarını kanıtlamak isterler. Yani egolarını okşamak gerek. Yamuk bile olsa duvara bir tabloyu asmayı becerdiklerinde mutluluktan bayılmamız gerekiyor. Eğer eleştirir ya da kendimiz daha iyisini yaparsak onların gözünde antipatik olabiliriz. Hangi erkek tıkanan lavaboyu açabilen ya da bozulan lambayı tamir eden bir kadından hoşlanır ki. Bizim görevimiz çekici çivi yerine parmağına vurduğu zaman pansuman yapmak ya da ağrıyan yerlerine masaj yapmak! Beceriksizliğiyle alay etmeyi aklınıza bile getirmeyin.

6- Gerçek bir kadın ev işlerinden anlar
Erkeklerin söylediği: Bu gerçek bir kadının doğasında vardır. Ev için en ekonomik alışverişi yapmayı bilir. Eve arkadaşlarımla geldiğimde yarım saat içinde sekiz kişilik yemeği parmağının ucuyla hazırlayabilir. Öte yandan bulaşık makinesini çalıştırabilir, çamaşırları asıp kuruyanları tek başına ütüleyebilir. Tüm bunların organizasyonunu yaparken hiç de zorlanmaz. Erkek çorabını arayıp da bulamadığı zaman yine o bulur. Neden biliyor musunuz çünkü o gerçek bir kadındır ve kayıp çorabın nerede olduğunu bilir.
Kadınların düşündüğü: Ne kadar istesek de “aradığın şeyi bulmak için benim gibi bakmayı bil” demeyiz. Her konuda yardımcı olur sadece çorap değil aradıkları her şeyi buluruz. Bir çorabın tekiyle mutlu olabilmeleri bizi eğlendirir çünkü. Oysa bizim ev işlerinden anlamak istediğimiz etrafı çiçeklerle süslemek, buzdolabının üzerine notlar bırakmak, omuzlara kondurulan bir öpücük ya da bir tabak yemekle romantizm gibi şeyler olsa da gerçek hayatta olaylar böyle seyretmez.
7- Gerçek bir kadın sadıktır
Erkeklerin söylediği: Gerçek bir kadın, gerçek bir erkek gibi değildir. Gerçek bir erkek tek başına gezen yalnız bir kurda benzer. Özetle değişiklikten pek hoşlanmaz. Ara ara kendini dışarı atar ve yuvasına geri geldiği zaman hiçbir şeyin önemi yoktur. Gerçek bir kadın tıpkı dişi kurt gibidir ve minikleri korumak için yuvada kalır, erkeğini bekler. Eğer şehvet ve heyecan arıyorsa Madam Bovary gibi kendi seçimini yapmak zorunda kalacaktır.
Kadınların düşündüğü: Dişi aslan rolünü oynamamamız gerektiğini biliyoruz ama erkeklerin bizi dişi kurt olarak gördüklerini bilmiyorduk. Sadakat her iki taraf için de geçerli olmalı bu konuyu burada kapatmalı.

erkeğin aradığı şeyler,kadınsı özellik nedir,erkeklerin kadında aradığı özellikler

Aile Yapısı ve İlişkileri

Bu yazımızda sizlere aile yapısı ve ailenin önemi hakkında bilgi vericez.

a) Geniş Aile Yapısı ve Sağlıkla İlişkisi
1) Fiziksel Yönden İlişki
Ailede aşırı doğurganlık olması başta anne olmak üzere ailenin sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu tip ailelerde anne çok ve sık doğum yaptığı için önemli sağlık sorunları ile karşı karşıya gelmektedir. Örneğin; anemi, beslenme erken doğum, düşük, anne Ölümü gibi.
Ayrıca, bebekler anne kamında yeteri kadar beslenemediği için güçsüz bir şekilde dış dünyaya gözlerini açmakta ve bakını da yetersiz olduğu için bebek ölümleri hızla artmaktadır.
Geniş ailede, çok çocuk ve ekonomik güçsüzlük nedeni ile eğitime gereken önem verilememektedir. Çocuktan ekonomik güç olarak yararlanmak söz konusu olduğu için erkek çocuklar erken yaşta çalışmaya başlamakta, kız çocuklar ise evlendirilmektedirler.
Kırsal bölgelerde ve geniş ailelerde evlenme yaşı düşük olduğu için adölesan gebelikler gibi önemli bir sağlık sorununu da gündeme getirmektedir. Adölesan gebelikler hem anne hem de bebek üzerinde gözardı edilemeyecek şekilde önemli sağlık sorunları yaratır. Anne henüz gelişimini tam olarak tamamlayamadığı için doğum güç olmakta, erken doğum riski artmakta, bebek düşük doğum ağırlıklı doğmakta ve ölümler artmaktadır. Ayrıca anne ruhsal yönde anneliğe hazır olmadığı için bazı ruhsal problemleri de beraberinde getirmektedir.
Geniş ailede, evlenme yaşı küçük olduğu için kadının doğurganlık süresi uzamaktadır. Ailede toprağın işlenmesi ve işlerin sürdürülmesi için çocuk gereksinimini olduğundan ve erkek çocuk sahibi olmanın kazandırdığı statüden dolayı aile planlaması yöntemleri kullanılmamaktadır. Bu da kadının çok ve sık çocuk doğurarak sağlığının bozulmasına neden olmaktadır.


Aile yapısı araştırması
Toprağın pay edilmemesi ve malın aile içinde kalması söz konusu olduğunda akraba evliliği oldukça yaygındır. Bu tir evlenmeler kuşak kuşak iç içe devam ettiği için genetik bozukluklara neden olmaktadır. Bu durum, toplumda özürlü çocuk sayısını artırmaktadır.
Geniş ailede gelenek, örf ve adetlere bağlılık hastalıkların tedavisinde ve sağlığın korunmasında olumsuz etkiler yapmaktadır. Hastalıkların iyileştirilmesi için aile önce geleneksel yöntemlere başvurmaktadır. Bu yolla sorunu çözümleyemediği, yani sağlığına kavuşamadığı zaman bir sağlık örgütüne gitmektedir. Hastalığın tedavisinde zaman kaybı olduğu için zaman zaman kötü sonuçlar görülmektedir
Aile bireylerinden herhangi biri hastalandığı zaman bireyin tedavisi için sağlık örgütüne götürülmesi ve önerilerin yerine getirilmesi aile reisinin iznine bağlıdır. Çünkü, alım gücü ve karar verme yetkisi aile reisine aittir. Eğer aile reisi saptanan sağlık sorununun önemini kavrayamaz ise gerekli önlemleri almaz. Bu da aile sağlığının bozulmasına neden olur.
2) Ruhsal Yönden İlişkisi
Geniş ailede aşın doğurganlık söz konusu olduğu için istenmeyen gebelikler ve istenmeyen çocuklar artmakta bu da annede ruhsal çöküntülere neden olabilmektedir. Ayrıca ailenin bütün yükü kadının omuzlarına yüklendiği için annede hayata karşı bir isteksizlik görülebilir.
Akraba evliliklerine bağlı olarak özürlü olarak dünyaya gelen çocuklar ailede psikolojik sorunlar yaratabilir.
b) Çekirdek Aile Yapısı
1) Fiziksel Yönden İlişkisi
Aile küçüldüğü, anne çalışma hayatına girdiği için çocuğun bakımı sorunu gündeme gelmektedir. Çocuk küçük yaşta anaokulu, kreş gibi toplu bakim yerlerinde büyüdüğü için sık sık enfeksiyonlardan etkilenebilir.
Aile bireylerinin eğitim düzeyleri yükseldiği için sağlığa ve hastalığa verilen önemde bir değişme göze çarpar. Artık geleneksel tedavi yöntemleri yerini modern yöntemlere bırakmıştır. Ailede çocuk sayısı az olduğundan çocuğun sağlıklı yetişmesi için gerekli özen gösterilmektedir.
Kadının çalışması ve çocuğun bakım sorunu nedeni ile doğurganlık önemli derecede azalmıştır. Kadın daha az çocuk sahibi olmak için etkin aile planlaması yöntemleri kullanmaktadır. Geleneksel yöntem kullanma ve sağlığa uygun olmayan biçimde düşük yapma oranı oldukça azalmıştır.
Ailelerde çocuğa verilen önem arttığı için kız ve erkek çocuklarının eğitim düzeyinde artış söz konusudur. Okuma oranının artması evlenme yaşını yükseltmiştir. Bu nedenle adölesan gebelik ve doğum yaşının yükselmesi ve evlendikten sonra bakım sorunu nedeni ile daha ileri yaşta anne olma isteği bu tür ailelerde özürlü çocuk sayısının artmasına neden olmaktadır. Çünkü doğurganlık çağının sonların doğru oluşan gebeliklerde mental özürlü çocuk sahibi olma oranı giderek artmaktadır.
Kadının eğitim düzeyinin artması, bir meslek sahibi olarak iş hayatına girmesi ekonomik özgürlük yaranda kadına statü kazandırmaktadır. Böylece aile içinde alınacak kararlarda kadın söz sahibi olduğu için sorunun çözülmesi daha kolay olmaktadır.
2) Ruhsal Yönden İlişkisi, geçmişten günümüze aile yapısı
Kadının da çalışma hayatına atılması ailede çocuk bakımını önemli ölçüde etkilemektedir. Çocuğun çok küçük yaştan itibaren kreş, yuva veya evde yabancı bir kadın ite büyütülmesi zaman zaman çocuklarda olumsuzluklar yaratabilir. Anne çocuğun bakımı ve yetiştirilmesi ile tam anlamı ile ilgilenemediği için çocuk istenmeyen bazı davranışlar geliştirebilir. Bunun yanında anne çocuğunu bırakıp
gittiği için zattan zaman kendini suçlu hissedebilir. Bu suçluluğunu kendi yönünden azaltmak ve rahatlatmak için çocuğun her dediğim yapma çabası içine girebilir. Bütün bunlar çocukta sağlık yönünden olumsuzluklar yaratabilir. Örneğin, çok aşın istekleri olan veya hiçbir şeyden doyum sağlayıp mutlu olmayan bir kişilik geliştirebilir.
Çekirdek ailede sorunlar aile içinde çözümlenir. Ailenin bir sorunu olduğu zaman onlara yol gösterecek, danışmanlık yapacak bir aile büyüğü yoktur, bazen aile içinde tartışmalar büyük boyutlara ulaşabilir, barışma ve uzlaşma uzayabilir. Erkeğin geleneksel rolü içinde ailede egemenlik kurma çabası, kadının da bu duruma baş eğmemesi erken ve beklenmedik boşanmalara yol açabilir.
c) Göçebe Aile Yapısı ve Sağlık ile İlişkisi
1) Fiziksel Yönden İlişkisi
Daha önceki bölümlerde de açıkladığı gibi göçebe aşiret ailesi tüm geniş aile özelliklerini taşımaktadır. Bu nedenle geniş ailede görülen tüm sorunlar bu aileler için de geçerlidir. Burada sadece bu aile yapısına özgün özelliklerinin sağlık ile ilişkisi tartışılacaktır.
Yılın büyük bölümünde geçimlerini sağlamak ve hayvanlarını beslemek için yaylalara çıkıp çadırda yaşadıklarından bu durum çevre ile ilgili sağlık sorunlarını gündeme getirmektedir. Sağlığa uygun bir hela yapımı söz konusu değildir
Hem helaların sağlığa uygun yapılmaması nem de su kullanımının yetersiz olması, özellikle yaz aylarında ishallerin görülme oranını artırmakta, bu durum da çocuk ölümlerine neden olmaktadır. Bunun yanında parazit sorunu da gündeme gelmektedir. Ülkemizde büyük topluluklarda da yaygınlık gösteren parazit görülme oranı bu topluluklarda da oldukça yüksek olduğu tahmin edilmektedir. Parazit görülme oranının yüksek olması anemi görülme oranını da artırmaktadır.
Geniş ailede olduğu gibi göçebe aile yapısında da doğurganlık oldukça yüksektir. Kadının ailenin bütün yükünü taşıması hem de sık aralıklar ile çok sayıda doğum yapması özellikle kadınlarda anemi oranının artmasında önemli bir neden olmaktadır. Annenin sık gebe kalması, yeterli ve dengeli beslenmemesi ana ve çocuk sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Bunun yanında sağlık personeli yardımı olmadan doğum yapma bu ailelerde oldukça sıktır. Doğumlar deneyimli yaşlılar tarafından uygun olmayan sağlık şartlarında yapılmakta, bu da anne ve bebeğin hayatını riske sokmaktadır Ayrıca kadının düzenli bir doğum öncesi bakım almaması ve riskli gebeliklerin de düzenli izlenmemesi, aşılarının zamanında yapılmaması bebek ölümlerinin artmasına yol açmaktadır.
Göçebe geniş ailede daha çok hayvansal ürünler tüketildiği için beslenme tek taraflı olmakta, bu durum da anemi oranının artmasında rol oynamaktadır.
Hastalandıkları zaman başvuracakları sağlık örgütlerinin uzak olması nedeniyle bu ailelerde, hastalıkların tedavisi için geleneksel yöntemlere baş vurma oranı oldukça yüksektir. Hastalık halinde aileler önce eldeki olanaklar ve gelenekler ile hastalığı tedavi etme yoluna gitmekte, ancak bütün bu önlemler hastalığın iyileşmesi için yeterli olmaz ise bir sağlık örgütüne veya hekimine başvurulmaktadır Hastalığın son döneminde başvurulduğu için ya iyileşme süresi çok uzamakta veya ölüm kaçınılmaz olmaktadır.
2) Ruhsal Yönden İlişkisi, Türklerde aile yapısı
Göçebe ailesi hayvanlarını otlatmakta ve kış için gerekli olan besin maddelerini üretmek için yılın belli zamanlarında yaşadıkları yerlerden ayrıldıkları için yaşamlarında zaman zaman uyum problemleri yaşamaktadırlar.
Yazan yaylalara göçmeleri kışın yaşadıkları toplum tarafından benimsenmelerini engellemektedir. Bunun yanında yerleşik toplumun geleneklerini benimseyememektedirler. Kendi içlerinde kendi gelenek ve görenekleri ile kapalı bir toplum olarak yaşamaktadırlar.
d) Gecekondu Aile Yapısı ve Sağlıkla İlişkisi
Geniş ve çekirdek aile özelliklerini birlikte yaşayan bir aile biçimi olduğu için bu iki aile biçiminde görülen tüm sağlığa ilişkin sorunlar bu aileler için de söz konusu olmaktadır.
1) Fiziksel Yenden İlişkisi
Köyden kente göç eden bireyler bir meslek sahibi olmadıkları veya kalifiye işçi niteliği taşımadıkları için daha çok sosyal güvencesi olmayan işlerde çalışma şansına sahip olmaktadırlar. Ailenin sosyal güvencesi olmaması hastalık zamanlarında aileye büyük sorunlar getirmektedir. Bu nedenle hastalandıkları zaman sağlık örgütüne başvurma oranı oldukça düşüktür. Yaşadığı bölgedeki sağlık örgütünde ücretsiz muayene olsa bile ilaçlarını temin edemediği için sağlığı olumsuz yönde etkilemektedir.
Gecekondu ailesi kentte büyük bir geçim problemi ile karşı karşıya kalmaktadır. Köyde kendi ürettiği besin maddelerinin pek çoğunu burada para karşılığı almak zorundadır Ailede geçim sıkıntısının çoğalması, özellikle erkek çocuklarının çocuk yaşta iş hayatına atılmasına neden olmaktadır. Bu durumda sigortasız çocuk işçi çalıştırma oranını artırmakta, bu bağlı olarak okuma oranı azalmaktadır.
Kadının ailenin gelir düzeyini artırmak için çeşitli işlerde çalışması çocukların bakım sorununu gündeme getirmektedir. Kadının çocuğunu bakıcıya veya yuvaya bırakması söz konusu olmadığından küçük çocuk ya evde yalnız veya daha büyük çocukla bırakılmakta ya da komşulara emanet edilmektedir. Bu durumda çocuk çeşitli kaza riskleri ite karşı karşıya kalmaktadır.
Genellikle olumsuz çevre şartlarına sahip gecekondu tipi evlerde barındıkları için çeşitli sağlık sorunları ile yüz yüze gelmektedirler. Sağlıksız hela ve temiz içilebilir su bulunmaması veya yerleşim yerlerinden oldukça uzak olması bu ailelerde barsak parazitleri ve bağırsak enfeksiyonlarının görülme oranını artırmaktadır
Ailenin geliri çoğu kez yeterli ve dengeli bir şekilde beslenmeye yeterli gelmemektedir. Aile daha çok karbonhidrat ağırlıklı tek yönlü beslenmektedir. Bu
durumda ailede beslenme yetersizlikleri ve anemiler görülmektedir. Yetersiz ve dengesiz beslenme aynı zamanda özellikle gelişmekte olan çocukların zeka gelişimini de etkilemektedir.
2) Ruhsal Yönden İlişkisi, aile yapısı
Gecekondu ailesi köyden kente göç etmiştir. Kentte sosyo-ekonomik düzeyi kendilerine göre daha iyi ve sosyal güvenceleri olan çekirdek aileler ile çoğu kez iç içe yaşamaktadırlar. Özellikle sosyo-ekonomik düzeyi yüksek olan bölgelerde kapıcılık yapan ailelerin çocuklarında daha belirgin olmak üzere çocuklarda bunalımlar görülebilmektedir.
Gecekondu ailesinde gelirin düşük olması nedeni ile ailenin alan gücü de yetersizdir. Alım gücünün yetersizliği fiziksel sağlığı olumsuz yönde etkilediği gibi
ruhsal sağlığı da etkilemektedir. Örneğin; kentte köyden daha çok alış-veriş merkezlerinin bulunuşu ve sergilenen malların çeşitliliği bireylerde alma isteği doğurmaktadır. Bu istek karşılanamadığı zaman aile bireylerinde özellik çocuklarda ve adölesanlarda ruhsat bunalımlar yaratabilmektedir.
Kentte yaşayan gecekondu ailesinin genç adölesanları üstünlükleri fiziksel güçlerin kullanarak göstermek istemektedirler. Bu grupta yaşanan bunalımlar gençleri çeşitli siyasal örgütlere girmeye ve eylemlere karışmaya da yönelmektedir. Bunun yanında bu gruplarda suç işleme, toplumun onaylamadığı davranışlarda bulunma da oldukça yaygındır. Genç adölesanların kendilerini çevreye kabul ettirmek için giriştikleri bu olumsuz davranışlar aileyi ruhsal yönden olumsuz olarak etkilemekte ve birçok sağlık sorununun ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
Ailenin özellikle erkek çocuklarında görülen bu sorunlar kız çocuklarında değişik bir biçimde ortaya çıkmaktadır. Anne, ailenin gelirine katkıda bulunmak için çalıştığı için kız çocuk evde annenin görevlerini yerine getirmektedir. Küçük yaşta sorumluluk yüklenmek, çevredeki sosyal faaliyetlerden yararlanamamak, aile baskısı ve maddi olanaksızlıklar genç kızları bunalıma sürüklemektedir. Ailesindeki baskıdan kurtulmak ve daha iyi olanaklara sahip olmak için evden kaçmalar bu ailelerde sıklıkla görülmektedir. Evden kaçma sonucunda genç kızlar toplum tarafından onaylanmayan biçimde yaşamaya başlamakta veya adölesan çağda evlenerek daha büyük sorumluluk altına girmektedirler. Bütün bu olumsuzluklar gene ailenin ruhsal sağlığını olumsuz biçimde etkilemektedir.

 

aile ailenin önemi,aile yapısı,aile yapısı ve ilişkileri,aile yapısı ve önemi,ailenin birey ve toplum açısından önemi,ailenin birey ve toplum için önemi,ailenin önemi,ailenin toplum açısından önemi,ailenin toplum için önemi,beslenmede ailenin önemi,çocuk sahibi olmanın aile açısından önemi,çocuklarda yetersiz beslenmeye bağlı görülen hastalıklar pdf,ekmeğin topluma önemi,ge,geçmişte türk ailesi,geçmişten bügüne aile ve çocuk ilişkisi,geçmişten günümüze aile yapısı,geçmişten günümüze türk aile yapısı,geçmişten günümüze türk aile yapısı toplum için önemi,geçmişten günümüze türk aile yapısında ailenin birey ve toplum için önemi,geçmişten günümüze türk aile yapısının önemi,geçmişten günümüze türk ailesi,Geleneksel erkek Rolü,göç eden bir aile,göç ve sağlık,göçebe ailesi,günümüzde türk aile yapısında kadının yeri ve önemi,hun türklerinde aile yapısı,kadını olumsuz etkileyen gelenekler,köyden kente göç eden bir ailenin sosyal yapısı,köyden kente göç etmiş aile,,toplumda ailenin önemi ve günümüzdeki aile yapısı,türk aile yapısı,,türk aile yapısı birey ve toplum için önemi,türkiyede aile yapısı,