Otizm ve çocuk

Otizim üç yaşından önce başlayan ve ömür boyu süren, sosyal etkileşime ve iletişime zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışlara yol açan beynin gelişimini engelleyen bir rahatsızlıktır.


Toplumdaki yaygınlığı :
On bin kişide 4 oranında görülmektedir. Erkeklerde kızlara oranla 4 kat daha çok rastlanmaktadır.Rahatsızlık kızlarda erkeklere göre daha ağır seyretmekte, zeka testleri daha düşük bir değeri göstermektedir.
Otistik bozukluk ölçütleri:
A-Aşağıdaki dört belirtiden en az ikisinin varolması gerekmektedir.
1- Konuşma dışı iletişim (göz göze gelme, yüz ifadesi ile anlatım, mimikler ve vücut dili ile kendini ifade gibi ) ile karşılıklı ilişkiyi sağlamada belirgin bozukluğun olması.
2- Kendi yaş dönemi ile uyumlu olacak şekilde, yaşıtları ile arkadaşlık ilişkisi kuramamak.
3- Diğer insanlarla birlikte kendiliğinden , doğal bir şekilde hoşlanılabilecek, ilgi alanları ya da beceri ve başarıları paylaşamama durumu ( ilgisini çeken nesneleri başkalarına gösterememe, onları işaret edememe , onları çevresindekilere verememe gibi davranışlar) .
4- Toplumsal ya da duygusal yanıt vermede eksiklik.
B-Aşağıdakilerden en az birinin varolması gerekmektedir:
1- Konuşulan anadilin ya hiç becerilememesi ya da bunun gecikmesi durumu.
2- Yeterli konuşmanın varolduğu durumlarda, başkaları ile konuşmayı başlatmak ya da sürdürmekte belirgin bozukluk.
3- Sözcük ya da cümleleri arka arkaya tekrarlayarak ya da anlamsız şekilde kullanarak konuşma durumu.
4- Doğaçlama bir şekilde , yaş ve gelişim düzeyine uyan evcilik, hırsız-polis, doktor-hasta vb. oyunları oynayamama durumu.
C- Aşağıdaki tekrarlayıcı ilgi, aktivite ve davranışlardan en az birinin varolması durumu:
1- Hem miktar olarak sıklık, hem de yoğunluk açısından belli bir nesne ya da konu ile tekrarlayıcı bir şekilde uğraşarak, kısıtlı kalmış ilgi odaklarının bulunması.
2- İşlevsel olmayıp, belli bir amaca hizmet etmeyen birbirini izleyen , sıradan belli bir aktiviteyle durdurulamaz derecede uğraşı durumu.
3- Herhangi bir hareketi tekrarlayıcı ya da başkasının yaptığı bir hareketin aynısını yapar bir şekilde vücut hareketleri ( parmak şıklatma , parmakları açıp-kapama, omuz oynatma ya da tüm gövdeyi bükme, yumak gibi olma seklinde davranışlar).
4- Tekrarlayıcı bir şekilde bazı nesnelerin belirli parçaları ile aşırı uğraşı durumu.
Bu yukarıdaki yazılmış olan tüm maddelerden toplam olarak en az altı adedinin varolması gerekmektedir.
Sosyal ilişki ya da dil becerisi konularından en az birisinin, çocuk 3 yaş başlangıcına dek gecikmesi veya normal dışı bir şekilde olması durumu.
Rahatsızlığın başka bir hastalığa bağlı olmaması gerekmektedir.
Otistik Çocukların Özellikleri:
Görünümleri yaşıtlarından daha ve kardeşlerinden daha kısa boylu olup, çok sevimli bir görünümleri vardır.
Bu çocukların bebekliklerinde bakımı kolay , bırakıldıklarında yerinde duran, çok fazla ağlamayan çocuklar oldukları gözlenmiştir. Bazı hallerde çocukların konuşma ve davranışları normalken, bunların birden bire sonradan sosyal ilişkiden kopup, dil becerilerini kaybettikleri gözlenmiştir. Aileler çocuklarının seslenince yanıt vermemeleri nedeniyle, sağır olduklarını düşünebilmektedirler. Çocuklar gelişimleri esnasında belirli davranış ya da sesleri taklit edemez, nesneleri başkalarına gösteremez, kucaklanmak istendiklerinde kollarını kucaklamayı karşılamak için kaldıramazlar. Tek başlarına oynamayı yeğlerler.
Bu çocuklar insanlara cansız varlıklar gibi tepki verirler. Toplumsal durumlarda garip yüz ifadeleri ve uygun olmayan hareketlerle karşılık verebilirler. Sosyal ilişkilerden çok memnun olmazlar. Arkadaş edinemezler.dil gelişimlerinde gecikme olabilir. Konuşabiliyorlarsa konuşmaları tekrarlamalar ya da ses melodisindeki bozukluklar ( tekdüze , mekanik tonlama bozuklukları şeklinde) ile birliktedir. Uygunsuz fiil ya da sözcük kullanımları olabilir. Olmayan sözcükleri uydurabilirler, kendi kendilerine konuşabilir, kendilerinden kendi isimlerini söyleyerek ya da başkası gibi bahsedebilirler. Belirli davranış ( el çırpma, dönen nesneler gibi)ya da bilgilere (çok gerekli olmasa da) eğilimleri vardır ( hava durumu, tv. Program zamanları ve reklamlar gibi). Yeni oyuncakları kolay kabul edip, oynayamazlar, ortam değişikliklerine aşırı duyarlıdırlar, değişikliklerde aşırı tepkisel olabilirler. Bazı nesnelere aşırı bağımlı olup, onları kullanmasalar da onlar olmadan dışarı çıkamayabilirler. Sese aşırı tepki vererek, kulaklarını kaparlar. Ağrıya karşı duyarsız olabilirlerken dokunmaya karşı aşırı tepki gösterebilirler. Zaman zaman aşırı hareketli zaman zaman da aşırı hareketsiz olabilirler. Sebepsiz gülme ve ağlamaları olabilmektedir. Ailelerinin yanlarından uzaklaşmalarına aşırı tepki gösterebilmektedirler. Sadece belirli besinleri yemeye eğilimlidirler. Kendi ellerini ısırabilir, başlarını duvara vurabilir, saçlarını çekebilir ve kendilerine zarar verebilirler.
Oluş Sebepleri:
Otistik çocukların % 75’inde zekada gerilik gözlenmektedir. % 25 kadar bir kısmında ileri dönemlerde havaleler görülmektedir. Otizm ile birlikte görülebilen nörolojik bozukluklar arasında tuberoz skleroz, frajil X sendromu, doğumsal kızamıktır.
-Duygusal açıdan çocuğa uzak duran ya da obsesif kişilik yapıları nedeniyle aşırı titiz ve kısıtlayıcı bir şekilde eğitim veren ailelerin çocuklarında bu durumun varolduğu ileri sürülmektedir.
– Rahatsızlığın genetik temeline yönelik çalışmalar devam etmektedir.Bazı kişilerde bu rahatsızlıkla birlikte epileptik bozukluklar, doğumsal rubella ve fenilketonüri gibi rahatsızlıkların bulunması bu olasılığı düşündürmektedir. Rahatsızlığın X kromozomuna bağlı olarak ya da otozomal resesif geçiş ile aktarıldığı düşünülmektedir. Etkilenen çocuğun kardeşlerinde de rahatsızlığın görülme riski toplum ortalamasına göre çok daha yüksek olup, % 3 e dek çıkabilmektedir. Bu kişilerin ailelerinde duygu durum ve kaygı bozuklukları daha yüksek oranda saptanmış olup, toplumsal ilişki sorunlarının daha yüksek olduğu gözlenmiştir.
Doğum öncesi ya da doğum sırasında yaşanan tıbbi sorunlar olası nedenler arasındadır. Özellikle annenin hamileliğinin ilk üç ayında genital kanama yaşaması, bebeğin içinde bulunduğu amnios sıvısının çocuk dışkısı ile boyanması, annenin hamileliğinde bazı ilaçları kullanımı önemli sebepler arasında sayılmaktadır.
Beyin yapısında çeşitli bozukluklar bulunmaktadır. Serotonin düzeyleri hastaların 1/3 ünde gözlenmektedir. Otistik çocukların çoğunda gözlenen bahar aylarındaki doğum oranları, annenin kış aylarında doğum öncesi kızamık geçirmesi ile bağlantılı bulunmuştur.
Tedavi:
Tedavide ailenin eğitimi önemlidir. Saldırgan ve kendine zarar verme davranışlarına karşı ilaç tedavisi kullanılabilir. Davranış tedavisi kullanılmaktadır.

 

alternatif tıp otizm,kavrama gecikmesi,otistik cocuk ne yemelı,otistik çocuklar hangi ürünleri yememeli,otistik çocuklar ne yemeli,OTİSTİK ÇOCUKLAR NELER YEMELİ,otistik çoçuklar neler yemelidir,otistik çocukların ne yemesi lazım,otistikler ne yememeli,otizm ilacı,otizmli çocuklar ne yemeli

Çocuklar ve Oyuncaklar

Çocukluk döneminde hepimizin vazgeçilmezidir oyuncaklar. Çocukluğunda oyuncaklarla oynamayan çocuk göremezsiniz.
Ilk aylarda bebek çevresindeki insan ve objelere bakar. El kol hareketleri gelistikçe yakalamaya çalisir, yakalayabildiklerini inceler. Oyunlarinda ‘kesfetmek’ ön plandadir. Hosuna giden hareketleri tekrarlar. Çevresindeki oyuncagi, esyayi çekerek, çarparak tanimaya çalisir. Vücudu da oyuncak niteligindedir; parmaklarini, ayaklarini inceler-oynar.
Bedensel gelisime paralel olarak hareketlerinde de artis ve farklilasma gözlenir. Ayakta durma, yürüme, tirmanma gibi hareketleri basarir. Bu hareketler mükemmel olana kadar oyun niteligindedir ve sürekli tekrarlar. Yaklasik iki yasindan sonra taklidin ön plana çiktigi, günlük yasami canlandiran kurgulu oyunlar gözlenir; evcilik gibi.
Oyuncaklar gelisim basamaklarina uygun olarak çocugun hareketlerine düzen getirir; bedensel, zihinsel, psikososyal gelismesine yardimci olur, hayal gücünü ve yaraticligini, yeteneklerini gelistirir. Dogumdan itibaren bebek ses-sekil ve renklere karsi hassastir. Ilk oyuncaklari öncelikle görme ve isitme duyularina yönelik oyuncaklardir. Renkli çingiraklar, dönenceler gibi.


Oturmayi basardiktan sonra çevresi genisleyen bebegin oyuncaklari arasinda küpler, çingiraklar sayilabilir. Bu dönemde avuç ile kavradigi göz önüne alinarak avucuna sigacak büyüklükte parçalari olan oyuncaklar seçilmelidir.
Yürümeye baslama ile birlikte oyuncaklarindan çok ev esyalari ilgi çeker. Bebek için ulasabildigi alanlari kesfetmek önemlidir. Küplerle kule yapmak, oyuncak parçalarini bir yerden bir yere tasimak haz verir. Bu dönemde hareketin amacindan çok, hareketin yapilmasindan dogan haz ön plana çikar. Parmaklarinin gelisimi de arttigindan büyük parçali, takilip-çikarilabilecek lego türü oyuncaklar yararli olur. Yürüme davranisini destekleyecek; çekebilecegi, itebilecegi tekerlekli oyuncaklar ilgi çeker. Top oynama basarili olmasa da hareket gelisimine yardimci olur.
‘Su’ egitimsel degeri her yas için büyük olan bir oyun malzemesidir. Dokunma duyusuna yönelik, çocuga haz veren, deneyim ve kesif olanagi saglayan, çocugun dikkatini toplamasina yardim eden, içe kapanik çocugu uyaran, saldirgan çocugu sakinlestiren bir malzemedir. Suyun banyo yapmak ve temizlik amaçlari disinda da oyun malzemesi olarak kullanilmasi önerilmektedir.
OYUNCAK ALIRKEN HANGI UNSURLARA DIKKAT EDILMELIDIR?
Oyuncak alirken;
çocugun yasi, kisiligi düsünülmeli,
cinsiyet ayirimi yapilmamali (örnegin erkek çocuga bebek, kiz çocuga araba alinabilir),
oyuncak almak sürekli ödül olarak kullanilmamali, çocugun oyuncaga gereksinimi oldugu bilinerek zaman zaman alinmali,
oyuncak aliminda asiriya kaçilmamali,
özellikle bebeklik döneminde alinacak oyuncaklarin kirilmayan, yumusak, emniyetli, yikanabilir cinsten olmasina özen gösterilmeli,
küçük yasta parçalari büyük, yas ilerledikçe parçalari küçük oyuncaklar seçilmeli; parmak kaslari gelistikçe avuçla kavrama yerini üç parmakla, daha sonra iki parmakla kavramaya birakir.
Evdeki artik malzemelerden de oyuncak yapilabilecegi unutulmamalidir; ipe dizilmis bos makaralar gibi.
Evde oyuncaklarin yerlestirilebilecegi bir dolap-köse-kutu v.s.olmasina da dikkat edilmelidir.
GÖRSEL MALZEMELERIN BEBEGIN ÖGRENMESINE ETKILERI
Bebegin ögrenmesinde görsel malzemenin önemli bir yer tuttugu düsünülerek, resim ve kitaplardan da yararlanilabilir. Canli renklerde, büyük boy ve ayrintisiz resimleri olan kitaplarin anne baba tarafindan okunmasi, kisa masallar anlatilmasi, resimlerin birlikte incelenmesi bu yaslarda bebegin;
dil gelisimini hizlandirir, kelime bilgisini arttirir, konusmasi için firsat yaratir ve destekler,
çevresini tanimasina yardimci olur,
anne-baba-bebek iliskisini arttirir,
hayal gücünü gelistirir.
Bebegin teyp gibi mekanik bir sesten masal dinlemesi yerine kendisi ile ilgilenen kisi ile ayni mekani paylasmasi, bedensel temas içinde (kucakta veya yanyana oturarak) ses tonu ve mimiklerin degisimini gözlemesi, kendisine ilgilenen kisi tarafindan zaman ayrildigini hissetmesi yukarida belirttigimiz yararlari pekistirecektir.
Dokunma yolu ile bebegin kitabi-kagidi tanimasi saglanmalidir.
Bebeklerin bu dönemde parmaklari yeterince gelismediginden sayfalari tek tek açamayacaklari, ani hareketlerle sayfalari kiristirabilecekleri, yirtabilecekleri göz önüne alinarak bu yas dönemi için hazirlanan kalin sayfali kitaplar seçilmesi uygun olur.

 

2 yasındaki bebekle hangi oyunlar oynanır,3 ve 6 yaş oyunu nasıl oynanır,3 yaş çocuğu ile hangi oyunlar oynanır,3 yaşındaki çocuklar nasıl oyun oynanır,3ve6 yaş çocuk oyunları,araba yarısları oyunu,artık malzemelerle araç yapımı,artık malzemelerle yapılan oyuncaklar,atık maddelerden ne yapılır nasıl yapılır,atık maddelerden oyuncak,atık maddelerden oyuncak bebekler ve yapılışı,atık maddelerle yapılan oyuncakları,atık malzemelerle yapılan oyuncaklar,atıklardan yapılan oyuncaklar,bebekle neler oynanır,bebeklerle ilgili kısa hikayeler,bir oyun oyuncak,cınsel oyuncaklar nasıl yapılır,evdeki malzemelerden hareketli oyuncaklar,hangi oyun nasıl oynanır,iki yaşındaki çocukla hangi oyunlar oynanmalıdır