Bebeklerde Pişik Nedenleri ve Tedavisi

Yeni doğan bebek, ilk zamanlarda dışkısını tutamaz ve bezine pisler. Bu dışkılar bebeğin cildine yapışarak kurur ve bebeğe rahatsızlık verir. Cildin yüzeyindeki ince koruyucu yağ tabakası, bu nem ve atıklarca geçilir ve cilt tahriş olur. Bez kullanımına rağmen zaman zaman bebeklerin poposunda kendisini parlak kırmızı renk ile gösteren tahriş durumları ortaya çıkar. Bu tablo pişik olarak adlandırılır. Neyse ki pişikler çoğunlukla çok ciddi tablolar halinde seyretmez. Bazı basit temel koruyucu işlemler bebeği pişikten veya daha ciddi durumlardan korur.

Tüm bunların yanısıra bebeğin altbezinin küçük gelmesi, çok sıkı bağlanmış olması ya da gerekli sıklıkta değiştirilmemesi de tahrişe sebep olabilir. Altbezinin üzerine bebeğe giydirilen sentetik esaslı giyecekler altbezinin temas ettiği alanda ısı ve nemin yükselmesine neden olur. Tahriş olmuş derinin ısı ve neminin yükselmesi bazı mikropların üremesi için ideal ortamı yaratır. Pişik genellikle altbezinin bebeğenizin tenine temas ettiği noktada hafif kabartılı bir kızarıklık biçiminde ortaya çıkar. Kötüleştiği zaman kızartılı küçük şişlikler, içi su dolu kabarcıklar ve buna benzer biçimde bebeğe acı veren deri değişiklikleri görülebilir. Eğer pişik infekte olursa bu deri döküntüleri parlak kırmızı bir renk alabilir ve genişleyebilir. Küçük kırmızı döküntüler bezin temas alanının dışına çıkarak yayılabilir.
Pişik nasıl oluşur?

Pişik oluşumunun nedeni derinin tahriş olmasıdır. Bebek bezi pişiği o bölgeye temas eden iritan maddeler nedeniyle ortaya çıkar. Bu maddeler genellikle idrar ve dışkılardaki bazen de temizlik amaçlı kullanılan ürünler olabilir. Pişiğin oluşmasındaki başlıca nedenler şöyle sıralanabilir.

• Alt bezinin yeterince sık değiştirilmemesi

• Mantar enfeksiyonları: Tahriş olmuş deride nem ve artan ısı nedeniyle bazı mikroplar üreyebilir. Bu durumda pişikli bölge “infekte”olur. Böyle bir durumda genellikle Candida adı verilen mantar enfeksiyonu gelişmektedir.
Pişik nasıl önlenir?

Pişiği önlemenin ve tedavi etmenin temel kuralı altbezinin kapladığı alanın temiz, kuru ve serin tutulmasıdır. Ancak burada unutulmaması gereken en önemli detay teninin hava alması için altbezlerinin sıklıkla değişmesi gerektiği. Tabii bir de bebeğinizin kilosuna uygun bezi seçmek. Olması gerekenden küçük olanlar bebeği sıkar ve rahatsız eder, büyük olması ise sızdırma yapar ve bebeğinizin poposunda rahatsızlık yaratır. Bu nedenle ideal bezi almalı ve büyüme dönemlerine göre doğru ebat kullanmalısınız. Bebeğinizin altını uyumadan önce değiştirmeli, uykuya daldıktan hemen sonra kontrol etmeli ve ıslaksa hemen değiştirilmelisiniz. Bu kontrolün bebeğin uykuya dalmasından hemen sonra yapılmasının nedeni bebeklerin idrarlarını genellikle bu arada yapmalarıdır. Kısaca bebek bezinin kullanılmasında en önemli konu sık değiştirmektir. Amaç, bebeğin altının kuru tutulmasıdır. Kullanılan bez ne zaman ıslanır veya dışkı ile kirlenirse değiştirilmelidir.

Bebeklerini büyütürken bu konuda annelerin en büyük yardımcısı BabyStar, tüm annelere farklı alternatifler sunuyor. Bebeğiniz için ideal BaybStar boyunu ögrenmek için lütfen buraya tıklayınız.
Bebeğinizin alt temizliği

Bebeğin kirli altını temizlemenin en etkin yolu sabunlu su ile yıkamak, su ile durulamak ve kurulamaktır. Bir çok aile kokulu sabun veya alkol içeren ürünler kullanırlar. Bu ürünler de pişiklere neden olabilirler. Bu tür ürünlerin ALERJİK madde içermediğinden emin olmalısınız. Bebeğinizin İlk olarak alt temizliğinde ihtiyacınız olan malzemeleri hazırlayın. İkinci aşamada ise değiştirmeye ve temizliğine başlayın. Her alt değiştirmede bezli bölgeyi temizleyin, böylece cildinin tahriş olmasını ve pişik oluşumunu önleyebilirsiniz.
Alt değiştirmeye hazırlık
Gerekli malzemeler

• Paketinden yeni çıkarılmış bebek bezi.
• Alt değiştirme minderi.
• Bir kap içinde ılık su (ilk haftalarda kaynatılmış su da kullanılabilir).
• Tuvalet kağıdı, pamuk parçaları veya kağıt mendiller; bebeğin altının kaba temizliği için yararlıdır.
• Pişik önleyici, koruyucu krem.
• Kirli bezin konacağı ağzı kapaklı kova veya çöp torbası.
• Temiz giysiler.
Alt değiştirme

• Bebeği sırt üstü minderin üzerine yatırınız.
• Bebeğin bezini açın.
• Bir elinizle 2 ayağından tutarak kaldırmak, alt temizliğini daha kolay yapmanızı sağlar. Kakasını yapmışsa, kaba temizliğini tuvalet kağıdı ile yapın. Bu temizliği önden arkaya doğru yapmak gerektiğini unutmayın. Böylece kakasında olan mikropların cinsel organa taşınmasını önlersiniz. Bezin kirli kısmını dürerek öne doğru çekin ve bebeği bezin daha temiz kısmı üzerine veya temiz bir örtü üzerine alın.
• Suda ıslattığınız pamukla önce karnını sonra tüm poposunu ve cinsel organını temizleyin. Gerektikçe pamuğu yenileyin.
• Kasıklarını, tüm boğum aralarını, deri kıvrımlarını iyice temizleyin. Erkek bebeklerin pipisini silerken sünnet derisini çekiştirmeyin. Tüm deri kıvrımları ve testislerini iyice temizleyin ve sonra kendi ellerinizi silin.
• Bebeğin altının değişimi sırasında, bezlemeden altının açık olması ve hava ile teması oldukça koruyucudur. Bebeğinizin altını bezlemeden 10-15 dakika altını açık tutarak poposunun hava almasını sağlayın.
• Bebeğin altı bağlanırken mümkün olduğunca bel bölgesinde gevşek bağlanmalı ve havanın bez içinde dolaşması sağlanmalı.
• Bebeğin altı bağlandıktan sonra naylon bir külot veya sızdırmayı engelleyici katman koyulmamalı. Bu durum, cildin hava almasını engellediği gibi nemin de içeride kalmasına neden olarak pişiklerin oluşumuna neden olur.
• Bebeğinizin alt değiştirme işlemi bittiğinde ellerinizi yıkamayı unutmayın.
Bebek bezi ve sağlık

Bebeğinizin sağlığı açısından bebek bezi size büyük ipuçları verir. Bebeğin günde kaç kez idrar yaptığını veya dışkılama yaptığını takip edebilirsiniz. Bu da size;
● Bebeğinizin yeterli su alıp almadığını,
● Yeni aldığı besine karşı reaksiyonunu,
● Üriner ve sindirim sistemi sağlığı hakkında bilgi edinmenizi sağlar.
Normalde bebeğin idrar rengi neredeyse renksizdir veya hafif sarıdır. Alınan besinler, ilaçlar ve bazı hastalıklar idrar renginin değişmesine neden olur. Özellikle yeni doğan bebekler yeterli kadar su alamıyorlar ise idrar rengi pembe olabilir. Bunun nedeni ürat kristalleridir. Böyle durumlarda doktorunuza başvurmalısınız.
Bebek bezlerini tuvalete atmayınız. Bebeğinizin cins, kilo ve yaşına uygun bebek bezi kullanınız.
 

göğüs altları için pişik kremi

Bebeklerde Görülen Gaz Sancısı

İnfantil kolik, bebeklerde doğumdan itibaren başlar ve 3-4 aylık olana kadar devam etmektedir.Kesin nedeni henüz bilinmemektedir. İnfantil kolik için çeşitli tanımlar yapılmaktadır.
Ancak en çok kullanılan tanım; sağlıklı bir bebekte barsak kökenli olarak en az günde 3 saat, en az haftada üç gün ve en az 3 hafta süren periyodik ağlamalardır. Ancak çok ağlamanın ölçüsü her anne baba için değişebilmektedir. Bu nedenle en basit tanım belirli aralıklarla oluşan ve ilk üç ay boyunca süren sebebi belli olmayan ve aileyi rahatsız edecek düzeydeki ağlamalar olarak yapılabilir. Bu sancılar birçok bebekde görülür.
Karın bölgesinde gaz toplanması ve bunun yarattığı huzursuzlukla kendini gösterir. Bu bir hastalık gibi algılanmamalı ve küçük önlemlerle azaltılmaya çalışılmalıdır. Gazın en önemli göstergelerinden biri bebeğin bacaklarını karın bölgesinde toplayarak ağlaması ve yüzünde kızarma ve morarmalar görülmesidir. Buna göre, öncelikle bebeğin gaz nedeniyle ağlayıp ağlamadığını tespit etmek gerekir. Çünkü tüm ağlamaların sebebi de “gaz” değildir. Örneğin açlık, diş çıkarma, ishal, kulak ağrısı, idrar yolu enfeksiyonu gibi nedenlerle de bebek uzun süreli ağlama krizlerine girebilir.

Gazın nedenleri nedir?

Aslında gazın tam nedeni bilinmemektedir. Gaz sancısı; bebeğe zarar vermeyen, belli bir süre ile sınırlı fizyolojik bir olay olduğundan, belirgin bir tedavisi de henüz yoktur. Kesin tedaviden çok gazı azaltıcı bir takım önlemler ve davranış biçimleri uygulanması gerekir.
Gaz sancısını azaltmak için neler yapılmalı?

– Bebeklere hiçbir yararı olmadığı halde şekerli su içirilmesi, emziklerin bala veya pekmeze batırılarak verilmesi, çok erken aylarda nişastalı gıdalara başlanması,

uzun süre açıkta kalan yiyecekler (özellikle süt ve sütlü yiyecekler), iyi temizlenmemiş şişe, kaşık ve emzikler, uzun süre kapağı kapatılmamış şuruplar (vitaminler, antibiyotikler, ateş düşürücü, ağrı kesiciler) basit mikrobik kirlenmeler nedeniyle gaz yapabilir.

– Altının uzun süre ıslak bırakılması, bulunduğu ortamın aşırı sıcak veya soğuk olması, uzun süre aynı konumda yatırılması gazı artırabilir.

– Bebeğin kundaklanması, hareket kabiliyetini sınırlayan kuşaklarla sarılması gazı artırabilir.

– Annenin beslenmesinin gaz oluşumundaki rolü sanıldığı kadar belirgin değildir. Böyle durumlarda anne ve babanın sakin, hoşgörülü ve sevecen olması çok daha önemli.

– Aşırı sıcak veya soğuk ortamlar oluşturulmamalı.

– Dar ve sıkıcı veya üst üste kalın giysiler giydirilmemeli.

– Besinler hazırlanırken hijyen (temizlik) kurallarına uyulmalı.

– Bebekler hep aynı pozisyonda yatırılmamalı, sağ ya da sola dönük yan olarak veya karın üstü yatırılmalı (karın üstü yatırılırken (yüzükoyun) lütfen yanında bulununuz).

– Her beslenmeden sonra en az yarım saat ve en az iki ya da üç kere geğirene kadar gazı çıkartılmalı.

– Sakin olduğu bir zamanda bebeğe uygun masaj yapılmalı. Özellikle altının değiştirildiği zamanlarda ve banyo yapıldığı zamanlarda masaj çok yararlıdır.

– Gereğinden fazla emzirilmemeli, gereksiz yere ek besinler verilmemeli.

– Hekime danışılmadan gereksiz yere gaz ilacı verilmemelidir.

 

“yenidoğan bebeklerde balgam söktürücü bitkiler”,2 yaşındaki çocuklarda sancı sebepleri,bazı bebeklerde neden gaz uzun süre devam eder,bebeklerde gaz sancısı belirtileri,bebeklerde gaz sancısı bitkisel tedavi,bebeklerde gaz sancısı bitkisel tedavisi,bebeklerde gaz sancısı faydalı bitkiler,bebeklerde gaz sancısı için bitki çayı,bebeklerde gaz sancısı tedavisi,bebeklerde gaz sancısı ve önlemleri,bebeklerde gaz sancısının önlemleri,bebeklerde kolik ağrısı,bebeklerde kolik ağrısı nasıl geçer,bebeklerde kolik ağrısının tedavisi,bebeklerde kolik sancısı nasıl geçer,bebekte gaz sancısının bitkisel tedavisi ömer coşkun,bebekte kolik sancısıgazllı bebeğe bitkisel tedavi,kolik ağrıları ne zaman geçer,kolik masajı,kolik sancısı belirtileri,yeni doğan bebek gaz sancısı,yeni doğan bebeklerde gaz sancısı bitki tedavisi,yeni doğan bebeklerde gaz sancısı için yapılan bitkiler,yeni doğan bebekteki gaz sancısında ne yapılmalı,yenidoğan bebekde gaz sancısı tedavisi,yenidoğan bebeklerde gaz sancısı,yenidogan kolik agrilari,yenidogan kolik agrisi

Bebeklerde Parmak Emme ve Emzik

Bebeklerinizin ellerini sürekli ağzına almasından endişe etmeyin.Bütün bebekler emme ihtiyacı duyarlar. Hatta bazı bebekler anne karnındayken parmaklarını emmeye başlarken bazıları doğduktan hemen sonra bunu yapar.Bu alışkanlığı bebeğiniz büyüdükçe ortadan kaybolacaktır. Genellikle 6-8 ay sonra bebeğiniz parmağını emmeyi bırakacaktır.
Kaygılanmanızı gerektirecek iki durum vardır. Birincisi çocuğunuzun 6-8 yaşlarına kadar buna devam etmesi, ikincisi ise bu alışkanlığın çocuğunuzun ağzına veya dişlerine zarar vermeye başlamasıdır. Çocuğunuzun damağında değişiklikler görürseniz ya da dişlerinin dizilişinde bir anormallik farkederseniz mutlaka çocuk doktorunuza veya bir diş doktoruna başvurmalısınız.
Bazı bebekler parmakları yerine emzik emmeyi tercih ederler. Ebeveynler genellikle emzik kullanımına sert tepkiler verir. Kimileri, emziklerin görünüşünden dolayı emziğe karşı çıkarken, bazıları emzik kullanımının çocuğa zarar verdiğini düşünür. Bu doğru değildir. Emzik kullanımı hiçbir tbbi ve psikolojik probleme yol açmaz. Bebek anne sütüyle veya biberonla beslenmenin de ötesinde emme ihtiyacı içindeyse emzik onun bu ihiyacını giderecektir.

Bu emziğin bebeğinizin beslenmesinin yerini alması veya beslenmesini geciktirmesi anlamına gelmemelidir. Sadece bebeğinizin aç olmadığından emin olduğunuzda, beslenmeden sonra ya da beslenme aralarında emzik kullanmasına izin vermelisiniz. Eğer bebeğiniz açsa ve siz onu beslemek yerine emzik veriyorsanız, bu durum onun üzülmesine neden olabilir. En iyisi ne zaman emzik kullanıp kullanmayacağına çocuğunuzun karar vermesidir.
Bazı bebekler uyumak için emzik kullanırlar. Uyurken emzik kullanmanın yarattığı en büyük sıkıntı, emziğin bebeğin ağzından düşmesi sebebiyle bebeğin sık sık uyanmasıdır. Bebeğiniz biraz büyüyüp emziği bulup tekrar ağzına koyma becerisini kazandıktan sonra sorun kalmayacaktır. Bu döneme kadar bebeğiniz geceleri emziğini vermeniz için ağlayabilir. Bu sorunu çözmek için kesinlikle emziği karyolaya, bebeğinizin eline ya da boynuna bağlamamalısınız. Bu çok tehlikelidir. Ciddi yaralanmalar ve hatta ölümle sonuçlanan durumlar yaşanabilir.
Eğer bebeğiniz emzik alışkanlığı edinmişse, güvenli emzikler kullandığınızdan emin olmalısınız. Bir emzik alacağınız zaman, güvenilirliğinden emin olmak için aşağıdaki noktalara dikkat etmelisiniz:
• Yumuşak bir meme başına sahip tek parçalı modellerden alın (bazı modeller iki parçaya ayrılabiliyor)

• Bebeğin bütün emziği ağzına sokmaması için koruyucu kalkanın bir taraftan diğer tarafa en az 3 cm olması gerekir. Ayrıca, koruyucu kalkan dayanıklı plastikten yapılmış olmalı ve üzerinde hava delikleri bulunmalıdır.

• Emziğin bulaşık makinesinde yıkanabildiğinden emin olun. Emziğin üzerindeki talimatları izleyerek kullanımdan önce emziği kaynatmalı ya da bulaşık makinesine atmalısınız. Çocuğunuz 6 aylık olup mikroplara karşı dayanıklılık kazanana kadar emziği sık sık bu şekilde temizlemelisiniz. Bebeğinizin bu yolla enfeksiyon kapmaya karşı daha dirençli olduğu ileriki aylarda, emziği sabunla yıkayıp temiz suyla durulayarak temizleyebilirsiniz.

• Emzikler farklı büyüklüklerde olurlar. Bebeğinizin huzuru ve rahatı için emziğin yaşıyla orantılı büyüklükte olduğuna dikkat edin

• Emziklerin ağza alınan plastik kısımları çeşitli şekillerde olabilir. Dişlere ve çeneye uygun yapıda olanlardan standart biberon emziklerine kadar farklı çeşitler vardır. Bebeğinizin tercih edeceği emziği bulana kadar farklı biçimleri denemeniz gerekecektir

• Birden fazla emzik alın. En çok ihtiyaç duyduğunuz anda emziğiniz kaybolabilir ya da yere düşebilir

• Hiçbir zaman emziği bebeğinizin boynuna, eline veya karyolasına bağlamayın. Ciddi yaralanmalar hatta ölümle sonuçlanan tehlikeli durumlar yaşanma riski çok yüksektir.

• Biberonun başını emzik olarak kullanmayın. Bebek güçlü bir şekilde emdiğinde meme başı halkadan fırlayabilir ve onu boğabilir

• Emzikler zamanla dağılıp, parçalanırlar. Lastiğin renk değiştirip değiştirmediğini veya yırtılmadığını sürekli kontrol edin. Eğer böyle bir durum varsa emziği yenisiyle değiştirin.
Parmak Emmeyi ve Emzik Kullanmayı Bırakma

Bebekler büyüyüp geliştikçe emme ihtiyaçları ortadan kalkar. 6 ile 8 yaşlarından sonra parmaklarını emmeye devam eden çocuklar arkadaşları, kardeşleri ve akrabaları tarafından yapılan çeşitli yorumlarla karşılaşırlar. Bu yorumlar bazen çocuğun parpaklarını emmeyi bırakmasını sağlar. Çoğu ebeveyn, yaşıtlarının psikolojik baskısı olmadan çocuklarının bu davranışı terk etmelerini isterler.

Eğer büyüyen çocuğunuzu emme alışkanlığından kurtarmak istiyorsanız yapacağınız ilk şey çocuğunuzun bu davranışınI çok önemsememektir. Genellikle emme alışkanlıkları zamanla ortadan kalkar. Sert sözler söylemek, alaya almak veya cezalandırmak çocuğunuzun üzülmesine neden olur ve alışkanlığın daha da terk edilmez bir hal almasına yol açar. Cezalandırmak, çocuğunuzu alışkanlıklarından kurtarmak için kesinlikle etkin bir yöntem değildir.

Büyük çocuklar (genellikle 3 yaşından büyük olanlar), emme alışkanlığını can sıkıntısından kurtulmak için sürdürüyor olabilirler. Çocuğunuzun dikkatini, ona eğlenceli gelecek aktivitelere çekmeye çalışın. İyi davranışı ödüllendirmek, değişim sağlamak için herzaman en iyi yoldur. Çocuğunuzu, parmağını emmediği ya da emzik kullanmadığı zaman güzel sözlerle övün ve ödüllendirin. Yıldız tabloları, günlük ödüller ve özellikle gündüzleri yapılan küçük hatırlatmalar da ayrıca yardımcı olacaktır.

Eğer çocuğunuzun bu durumunda değişiklik olmuyorsa, pediatri doktorunuzdan yardım alıp çocuğunuzu bu alışkanlıktan kurtarmanın yollarını bulmalısınız.

Doktorunuz çocuğunuzun parmağını, ona emmemesi gerektiğini hatırlatacak plastik bir band ile kaplamanızı ya da parmağın ucuna uyan koruyucu bir kapak takmanızı isteyebilir. Çocuğunuzu hangi tedavi şeklinin seçileceği konusuna dahil etmeniz gerekir. Bu metodları kullanmadan önce çocuğunuza anlatmalısınız. Eğer bu metodlar çocuğunuzu korkutuyorsa veya sinirli yapıyorsa hemen bırakmalısınız.

Eğer bütün bu anlatılan yöntemleri denediyseniz ve çocuğunuzun dişleri emme davranışından etkilenmeye başladıysa, bir diş doktoruyla görüşmeniz gerekecektir. Bazı diş doktorları, parmakların çocuğunuzun dişlerine ya da damağına zarar vermemesi için ağıza engelleyici bir alet takacaktır. Bu aletler başparmağı ya da diğer parmakları ağza sokmayı genellikle çok tatsızlaştırdığı için çocuğunuz parmağını ağzına soktuğu gibi geri çıkaracaktır.

Bazı duygusal üzüntüler ya da stres ile ilgili problemler, çocuğunuzun parmağını emmesine veya emzik kullanmasına neden olabilir. Ayrıca, çocuğunuz bu davranıştan bir türlü kendisini alamayan ender çocuklardan da olabilir. Bu arada, çoğunlukla çocuklar okulda kaldıkları sürece emme davranışından uzak dururlar. Bu arkadaş baskısının bir sonucudur. Aynı çocuklar, üzgün oldukları zaman kendilerini yatıştırmak ya da uyuyabilmek için emmeyi bir yol olarak görebilirler. Bu genellikle gizli olarak yapılır ve çocuk üzerinde fiziksel veya duygusal bir zarara yol açmaz. Çocuğunuzun bu tür bir davranıştan uzak durması için ona uygulayacağınız baskı iyilikten çok kötülük anlamına gelebilir. Gizli olarak emmeye devam eden çocuklar bu alışkanlıklarını bizzat kendileri bırakırlar.

3 aylık bebek parmağı ağzında,6 aylık bebek emzik emer mi,bebek emziği nasıl terkeder,BEBEK PARMAĞI,bebeklerde emzik kullanımı zarar,bebeklerde emzik kullanımının bıraktırılması,bebeklerde emzik ne zaman bıraktırılmalı,bebeklerde parmak emme ve emzik kullanımı,bebeklerde parmak emmek emzik,bebeklerin fazla emzik emmesi sakıncalımı,bebeklerin yalancı emzik emmesi sakıncalımıdır,bebelerde emme ihtiyacı,bütün bebekler parmak emer mi,çocuğa parmak emmeği nasıl bıratırmalı,çocuğa parmak emmeyi bıraktırma,cocuk emzik biraktiktan sonra,çocuklarda emme ihtiyacı,çocuklarda parmak emme nasıl geçer,emziği bıraktıktan sonra parmağını emmek,emziğin bebekler üzerindeki etkileri nelerdir,parmagını bıraktırma yöntemi,PARMAĞINI EMEN BEBEĞE NE YAPMALI,parmak emen bebeğe neler yapılır,parmak emen çocukları bıraktırma,PARMAK EMMEYİ BIRAKMAK,parmak emmeyle ilgili güzel sözler,

Bebeklerde Soğuk Algınlığı Tedavisi

Bebekler, diğer hastalıklara nazaran soğuk algınlığına daha sık yakalanırlar.
Yaşamlarının ilk iki yılı boyunca, çoğu bebek 8-10 defa soğuk algınlığı geçirir. Eğer bebeğiniz bir çocuk yuvasında ise ya da evde okul çağında çocuklar var ise, çocuklar arasında kolaylıkla yayılan soğuk algınlığını bu dönemde daha fazla geçirmesi beklenebilir. Çoğu soğuk alıngınlıkları daha kötü rahatsızlıklara yol açmadan kendiliğinden geçerler.

Virüsler nasıl bulaşır?

Soğuk algınlığı virüslerle meydana gelen bir hastalıktır. Bir hapşırma ya da öksürme bu virüsün direkt olarak bir insandan diğer bir insana geçmesine neden olabiir. Ayrıca, bu virüs aşağıdaki yola dolaylı olarak da yayılabilir:
Bu virüse yakalanmış bir yetişkin ya da çocuk, öksürerek, hapşırarak veya burnuna dokunarak bu virüsü ellerine bulaştırır ve daha sonra sağlıklı bir insanın ellerine dokunur. Bu sağlıklı insan, yeni mikrop kapmış elini burnuna dokundurur ve böylece mikrobik ajanın çoğalabileceği ve olgunlaşabileceği burun ve boğaz bölümüne yerleşmesine yol açar. Bu durum soğuk algınlığı belirtilerinin ortaya çıkmasına yol açar. Bu döngü yeni hastadan diğerlerine bulaşarak kendini tekrar eder.
Nasıl korumalısınız?

Eğer bebeğiniz üç aydan daha küçükse, onu soğuk algınlığından korumanın en iyi yolu bu rahatsızlığı taşıyanlardan uzak tutmaktır. Bu, özellikle soğuk algınlığı virüsünün yoğun bir sirkülasyonda olduğu kış aylarındaki en doğru korunma yöntemidir. Yetişkin bir insanda veya büyük bir çocukta hafif geçen soğuk algınlıkları, bebeklerde çok daha ciddi bir şekilde yaşanabilir.
Eğer bebeğiniz üst solunum yolları enfeksiyonuna yakalanmışsa, onu düzenli olarak doktora götürmenize gerek yoktur. (NOT: BOYLE BİR İFADE KULLANILMIŞ UYGUN GÖRMEZSENİZ ÇIKARABİLİRİZ) Eğer bebeğiniz üç aylık ya da daha küçük ise, hastalığın ilk belirtisinde hemen dokorunuzu aramanız gerekir. Genç bir bebekte, belirtiler yanıltıcı olabilir ve geç müdahalede bronşit ve zatürre gibi ağır hastalıklara dönüşebilir.
Aşağıdaki durumlardan biri görüldüğünde mutlaka doktorunuzu aramalısınız:

● Bebek sürekli öksürüyorsa

● İştahı yoksa ve beslenmeyi reddediyorsa

● Ateşi varsa.

● Aşırı sinrili görünüyorsa

● Alışılmışın dışında uykulu görnüyorsa veya uyanmakta güçlük çekiyorsa
Tedavisi

Soğuk algınlığının genel bir tedavisi maalesef yoktur. Bakteriyel enfeksiyonlarla mücadele için antibiyotikler faydalıdır ancak virüsler üzerinde bir etkiye sahip değildir. Bu yüzden yapacağınız en iyi şey çocuğunuzu olabildiğince rahatlatmaktır. İyi dinlendiğinden ve daha fazla sıvı aldığından emin olmalısınız. Eğer ateşi varsa, Acetaminophen veya ibuprofen verebilirsiniz. Ibuprofen, 6 aylık ya da yaşı daha büyük çocuklarda kullanılabilir. Ancak, ibuprofen dehitratasyon yaşayan (vücudun susuz kalması) ve devamlı kusan çocuklara kesinlikle verilmemelidir. Mutlaka çocuğunuzun yaşına uygun dozda ilaç kullandığınızdan emin olmanız gerekir. Doktorunuza danışmadan soğuk algınlığı için başka bir ilaç kesinlikle kullanmayın. Doktor kontrolünde olmayan tedaviler solunum yollarının sık sık kurumasına veya burun salgısının daha yoğun olmasına yol açar. Ayrıca bu tür tedavilerin uyuklama, uyuşukluk gibi yan etkileri de vardır.

Öksürük ilaçları, öksürük ve soğuk algınlığı için uygun preparatlar, doktor onayı olmadan kesinlikle 3 yaş altındaki çocuklarda kullanılmamalıdır. Öksürük, alt solunum yollarının balgamdan temizlenmesini sağlayan koruyucu bir mekanizmadır ve genellikle öksürüğü önlemek için bir sebep yoktur.

Eğer bebeğiniz burun tıkanıklığından dolayı beslenme sorunları yaşıyorsa, plastik bir burun aspiratörü ile burnunu temizleyin. İlk önce aspiratörün kauçuk pompasını sıkın ve hafif bir şekilde aspiratörün ucunu burun deliklerinden birinin içine yapıştırın ve sonra yavaşça pompayı serbest bırakın. Bu küçük miktarda emme, tıkanık olan burundaki sümüğü burundan çıkaracak, bebeğinizin tekrar rahat nefes almasını ve beslenmesini sağlayacaktır. Bu teknik bebeğinizin ilk 6 ayında iş görecektir, ancak çocuğunuz büyüdükçe, sizin bu yöntemi kullanmanıza engel olmaya çalışacak ve işinizi zorlaştıracaktır.

Eğer bebeğinizin burnundaki salgı çok yoğun ise, doktorunuz tuzlu damlalarla bu yoğunluğu çözmenizi tavsiye edebilir. Sabun ve suyla yıkanmış ve temiz suyla durulanmış bir damlalıkla beslenmeden 15-20 dakika önce her bir burun deliğine tuzlu damlalardan ikişer damla damlatın. Ve hemen yukarıda anlatılan şekilde burun aspiratörünü kullanın. Hiçbir zaman içerisinde tıbbi ilaçlar bulunduran burun damlaları kullanmayın. Sadece normal tuzlu burun damlaları kullanın.

Bebeğiniz soğuk algınlığına ya da üst solunum yolları enfeksiyonuna yakalandığında odasına bir soğuk buhar makinesi koymanız, burun salgısının daha akıcı olmasını ve bebeğinizin daha rahat hissetmesini sağlayacaktır. Daha iyi faydalanabilmesi için buhar makinesini çocuğunuza yakın yerleştirmelisiniz. Makinede oluşan bakteri ve küften meydana gelebilecek bulaşıcı hastalıkları önlemek için buhar makinesini her gün aralıklarla temizleyip kurutmanız gerekir. Soğukalgınlığı gibi durumlarda sıcak su buharı üreten makineler kullanmanız tavsiye edilmez. Bu makineler çeşitli yanıklar meydana getirebilirler.

6 aylık bebegin soguk algınlıgı,6 aylık bebekte soğuk algınlığı,6 aylık bebekte soguk algınlıgı grip,6 aylık soğuk algınlığı,6.ay bebek soğuk algınlığı,,bebeklerde buhar verme,bebeklerde su buharı ne için yapılır,bebeklerde su buharı vermenin yan etkileri,bebeklerdeki balgamı nasıl çıkarabiliriz,bebeklere kaç kez buhar verilir,bebeklere su buharı,bebeklere su buharu nasıl yapılır,buhar nasıl uygulanır,buhar verme,buharın yan etkileri,çocuğa buhar verme,çocuğa ilaçlı buhar vermek doğru mu,çocuğa sıcak buhar nasıl uygulanır,çocuklarda buhar,çocuklarda sıcak su buharı,evde bebeğe nasıl buhar verilir,kusan ve ihsal cocukta neye dikkat ne vermeli,so,soguk algınlıgını bulaşma yolları,soğuk algınlığının bulaşma yolları,soğuk buhar nasıl uygulanır,soğuk buhar nasıl verilir,soğuk buhar nasıl yapılır,su buharını yakalama sistemi

Anne Sütünün Faydaları Nelerdir?

Bebeğinizin uygun beslenmeye ihtiyacı vardır. Bu da ilk 6 ay boyunca yalnızca anne sütüyle yapılmalıdır. Anne sütü, bebeğinize ilk 6 ay içinde tek başına yeterli olan, onun normal gelişmesi için yeterli besin öğelerini içeren, yeni doğan bebekler ve süt çocukları için en uygun ve doğal tek besindir.

Anne sütü, bebeğin fizyolojik ve psikososyal gereksinimlerini ilk 6 ay içinde tek başına karşılar. Bebeğinizin gelişimi normal olduğu sürece 6. aydan sonra ek gıdalara başlamak şartıyla onu emzirmeye 2 yıl devam edebilirsiniz. Bebeğinizin kilo artışının ideal olması 6. ayda doğum ağrılığının iki katına, 1 yaşında 3 katına ulaşmasıyla ölçülür. Bu yeterli bir büyüme göstergesidir. Ayrıca bebeğiniz doğumdan sonra bir miktar kilo kaybedeceği için, 15. günde doğum ağırlığına ulaşması anne sütünün yeterli olduğunu gösterir.
Anne sütünün bebeğe yararları
• Her zaman steril ve ısı ayarlıdır,
• Enfeksiyonu önler (kulak iltihabı, ishal, solunum sistemi, menenjit, idrar yolu, apandisit),
• Ani bebek ölümü riski azalır,
• Sindirimi kolaydır, yemek borusu ve mide duvarında yara oluşma riski düşüktür.
• Solunum yolu hastalıkları, alerji ve obezite (şişmanlık) daha az görülür,
• Çene ve diş gelişimini destekler.
• Küçük yaşlarda yeterli anne sütü almış erişkinlerde lenfoma, lösemi, diabet, kronik karaciğer hastalığı, crohn hastalığı, çölyak ve kalp hastalığı riski azalır,
• Bebeğin rutin aşılara antikor yanıtı daha iyi olur,
• Görmedeki netlik gelişmesi artar,
• Bebeğin ruhsal, bedensel ve zihinsel gelişimine yardımcı olur.
Emzirmenin anneye yararları
● Anne ile bebek arasındaki duygusal bağı geliştirir,
● Anneyi göğüs, over (yumurtalık) ve uterus (rahim) kanserine, kemik erimesine karşı korur,
● Anemiyi (kansızlığı) önler,
● Altı ay veya daha uzun süre emziren anneler de doğum sonrası kilo kaybı, yağ dokusu kaybı ve deri altı kıvrım kalınlığındaki azalma çocuklarını mama ile besleyenlere göre daha belirgindir.

anne sütü cilde iyi gelirmi,anne sütü cilt lekeler,anne sutu cilt lekeleri,anne sütü ile cilt,anne sütü ile cilt lekeleri,anne sütü kulağa iyi gelirmi,anne sütü kulak,anne sütü kulak iltihabına faydalımı,anne sütü sivilcelere iyi gelir mi,anne sütü ve cilt,anne sutu yuze iyi gelir mi,anne sütün cilde faydası,anne sütünü cilde faydalari,anne sütünü cilde faydası,anne sütünü kulak icin,anne sütünün cilde,anne sutunun cılde faydaları,anne sütünün cilde faydası,anne sütünün cilde için faydası,anne sütünün cilde yararı,annedeki sütün bebeğe yararları,annesutunun cilde faydasi,cilde annesütü,coçuk 1yaşında anne sütü korurmu,keçi sütü cilt lekesine iyi gelirmi,yemeklerin anne sütüne faydaları