Kalp sağlığı beslenme diyet

Kalbin desteklenmesi ve kalp hastalıklarının düzelmesinde tedavi tek başına yeterli olmaz. Kalbe yararlı ve zararlı besinlere dikkat etmek şarttır. Et: En fazla haftada beş defa sofraya gelmelidir. Beyaz eti tercih etmeli, kırmızı etin de yağı alınmış olmasına özen gösterilmelidir. Tavuk, piliç gibi beyaz etleri n de derileri çıkarılmalıdır.
Balık: Özellikle orta yaştan sonra en sağlıklı besindir.
Yumurta: Yağda veya omlet şeklinde olmamak şartıyla rafadan yumurta haftada üç defa yenebilir. Tabii yağsız tavada sade olarak da hazırlanabilir.
Yağlar: Doymuş yağlar kolesterol ve lipidi arttırarak bünyeye zarar verirler. Doymamış yağlar ise zararlı değildir. Doymuş deyince, soğuyunca sertleşen, tava ve tencereye yapışan yağlardır. Sıvı yağlar sağlıklıdır.
Tuz: Kalbin düşmanıdır. Günde 3 mg. tuz, bünyemiz için yeterlidir. Bu miktar, bir çay kaşığının ucunu geçmez. Sağlıklı bir kalp için, tuzu mümkün olduğunca azaltmak gerekir.
Meyve ve Sebzeler: Sofrada daima sebze ve meyvelere yer vermelidir. Sağlık için yararlı vitaminler ve sindirim için gerekli lifler bu sayede elde edilebilir.
Süt ve süt ürünlerİ: Her öğünde muhakkak tüketilmesi gereken besinlerdir. Ancak yağı azaltılmış olanlar tercih edilmelidir.
Şarküteri ürünleri, sakalet ve yağlı soslar: En zararlı besinlerdir. Sofradan kaldırılmalıdır.
Içecekler: Gazlı, şekerli veya suni tadlandırılmış içecekler unutulmalıdır. Bunların yerine daha çok su içilmelidir. Günde en az 1-2 litre alınmalıdır.
Alkol: Kalp damarları üzerinde tahribat yapar.
Buğdayekmeği yerine, lif açısından zengin olan kepek ekmeği tercih edilmelidir.
Kızartmalardan kaçınmalıdır.

Kalbin desteklenmesi ve kalp hastalıklarının düzelmesinde tedavi tek başına yeterli olmaz. Kalbe yararlı ve zararlı besinlere dikkat etmek şarttır. Et: En fazla haftada beş defa sofraya gelmelidir. Beyaz eti tercih etmeli, kırmızı etin de yağı alınmış olmasına özen gösterilmelidir. Tavuk, piliç gibi beyaz etleri n de derileri çıkarılmalıdır.
Balık: Özellikle orta yaştan sonra en sağlıklı besindir.
Yumurta: Yağda veya omlet şeklinde olmamak şartıyla rafadan yumurta haftada üç defa yenebilir. Tabii yağsız tavada sade olarak da hazırlanabilir.
Yağlar: Doymuş yağlar kolesterol ve lipidi arttırarak bünyeye zarar verirler. Doymamış yağlar ise zararlı değildir. Doymuş deyince, soğuyunca sertleşen, tava ve tencereye yapışan yağlardır. Sıvı yağlar sağlıklıdır.
Tuz: Kalbin düşmanıdır. Günde 3 mg. tuz, bünyemiz için yeterlidir. Bu miktar, bir çay kaşığının ucunu geçmez. Sağlıklı bir kalp için, tuzu mümkün olduğunca azaltmak gerekir.
Meyve ve Sebzeler: Sofrada daima sebze ve meyvelere yer vermelidir. Sağlık için yararlı vitaminler ve sindirim için gerekli lifler bu sayede elde edilebilir.
Süt ve süt ürünlerİ: Her öğünde muhakkak tüketilmesi gereken besinlerdir. Ancak yağı azaltılmış olanlar tercih edilmelidir.
Şarküteri ürünleri, sakalet ve yağlı soslar: En zararlı besinlerdir. Sofradan kaldırılmalıdır.
Içecekler: Gazlı, şekerli veya suni tadlandırılmış içecekler unutulmalıdır. Bunların yerine daha çok su içilmelidir. Günde en az 1-2 litre alınmalıdır.
Alkol: Kalp damarları üzerinde tahribat yapar.
Buğdayekmeği yerine, lif açısından zengin olan kepek ekmeği tercih edilmelidir.
Kızartmalardan kaçınmalıdır.

Kan şekeri endeksi nedir ?

Kan şekeri endeksi (Glisemi endeksi):
Araştırmayı glusidlerin sindirilme hızına göre yapmak yerine, kan şekerinin az ya da çok artmasından yola çıkarak incelmek daha doğrudur. Dolayısıyla bizi ilgilendiren her glusidin kan şekeri tepe noktası dır. Yani 1976 yılında ABD de profesör Crapo nun tanımladığı kan şekeri endeksinde belirtildiği gibi, glükozların kan şekerini yükseltme kapasiteleri ile ilgileneceğiz. Aslında bu kan şekeri endeksi, test edilen besinin yol açtığı kan şekeri yüksekliğini gösteren eğrinin oluşturduğu üçgeni karşılar. Baştan, glükoza 100 değeri veriliyor ve diğer glusidlerin değerleri de aşağıdaki formüle göre belirleniyor:
Test edilen glusid üçgeninin alanı
——————————–x100
Glükoz üçgeninin alanı
Test edilen glusidin kan şekeri oranı ne kadar çoksa, kan şekeri endeksi de o kadar yüksek çıkar.
Bugün, glusidlerin sınıflandırılması kan şekeri endeksi kavramı dikkate alınarak, glükozların kan şekeri yükseltme kapasitelerine bağlı olarak yapılması gerektiğini bilim adamalarının çoğu kabul ediyor.
Kan şekeri endeksinin çok temel bir kavram olduğunu bu kitapta hep beraber yavaş yavaş keşfedeceğiz.
Aslında, şişmanlık ve aşırı şişmanlığın nedenlerinin yanı sıra halsizlik, yorgunluk, bitkinlik ve isteksizlik gibi özellikle bayanları derinden etkileyen birçok sorunu bu kavramdan yola çıkarak açıklayabileceğiz.
İşte bu yüzden, işleri de biraz olsun basite indirgemek amacıyla, glusidleri iki kategoriye ayırmayı öneriyorum. Bir yanda iyi glusidler (düşük kan şekeri endeksine sahip olanlar) diğer yanda kötü glusidler (yüksek kan şekeri endeksine sahip olanlar).
* Kötü glusidler:
Yenildiğinde kan glükozunda artışa yol açan bütün glusidler kötü glusid lerdir. Bunlar kan şekerini çok yükseltir. Burada söz konusu olan, kan şekeri endeksi 50 den fazla olan glusidlerdir. Bunlara örnek olarak saf ya da diğer besinlerle birleştirilmiş (meşrubat, şekerleme) beyaz şeker yanında, beyaz unlar gibi (beyaz ekmek, beyaz makarna, beyaz pirinç) rafine edilmiş bütün glusidler verilebilir.
Glisemi Endeksi Tablosu
* YÜKSEK GLİSEMİK ENDEKSLİ GLUSİDLER:
– Maltoz
– Glükoz
– Fırında patates
– Hamburger ekmeği
– Patates püresi
– Bal
– Havuç
– Patlamış mısır
– Çabuk pişen pirinç
– Bakla
– Balkabağı
– Karpuz
– Şeker(sakaroz)
– Beyaz ekmek(baget)
– Şekerli rafine edilmiş tahıllar
– Çikolata
– Haşlanmış patates
– Bisküi
– Mısır
– Beyaz pirinç
– Kuruyemiş
– Esmer ekmek
– Kabuğuyla pişirilmiş patates
– Pancar
– Muz,kavun, reçel
– Beyaz undan yapılmış makarna
* DÜŞÜK GLİSEMİK ENDEKSLİ GLUSİDLER:
– Tam ekmek ya da kepek ekmeği
– Tam pirinç
– Bezelye
– Şekersiz tam tahıl
– Tahıl ezmesi
– Barbunya
– Şekersiz taze meyve suyu
– Tam çavdar ekmeği
– Entegral ekmek
– Nohut
– Süt ürünleri
– Dondurma
– Kuru fasulye
– Mercimek
– Nohut
– Entegral makarna
– Taze meyve
– Şekersiz meyve marmeladı
– Siyah çikolata (>%70 kakao)
– Früktoz (meyve şekeri)
– Soya
– Yerfıstığı
– Yeşil sebze
Bunların yanı sıra, patates, mısır gibi çok tüketilen besinlerin de aynı şekilde kötü glusidler kategorisine girdiğini görüyoruz. Bu besinlerin kan şekeri endeksleri oldukça yüksektir. Bunlar ya işleme tabii tutulup rafine edilmişler, (cornflakes, popcorn) ya da pişirilmek suretiyle değişime uğramışlardır (patates püresi).
* İyi glusidler:
Kötü glusid lerin aksine iyi glusid ler organizmada, orta, hatta,düşük dereceli glükoz yükselmesine yol açarlar. Bunlar küçük çaplı bir kan şekeri artışına yol açar. Bütün işlenmemiş tahıllarda (rafine edilmemiş un), pirinç, birçok nişastalı ve kuru sebzelerle mercimek, bezelye ve fasulye de olduğu gibi.
Bütün bunlara liflerinin zenginliğiyle tanınmış meyveler ve bütün yeşil sebzeleri de (pırasa, lahana, yeşil salata, taze fasulye) eklemek gerekir.

Kan şekeri endeksi (Glisemi endeksi):
Araştırmayı glusidlerin sindirilme hızına göre yapmak yerine, kan şekerinin az ya da çok artmasından yola çıkarak incelmek daha doğrudur. Dolayısıyla bizi ilgilendiren her glusidin kan şekeri tepe noktası dır. Yani 1976 yılında ABD de profesör Crapo nun tanımladığı kan şekeri endeksinde belirtildiği gibi, glükozların kan şekerini yükseltme kapasiteleri ile ilgileneceğiz. Aslında bu kan şekeri endeksi, test edilen besinin yol açtığı kan şekeri yüksekliğini gösteren eğrinin oluşturduğu üçgeni karşılar. Baştan, glükoza 100 değeri veriliyor ve diğer glusidlerin değerleri de aşağıdaki formüle göre belirleniyor:
Test edilen glusid üçgeninin alanı
——————————–x100
Glükoz üçgeninin alanı
Test edilen glusidin kan şekeri oranı ne kadar çoksa, kan şekeri endeksi de o kadar yüksek çıkar.
Bugün, glusidlerin sınıflandırılması kan şekeri endeksi kavramı dikkate alınarak, glükozların kan şekeri yükseltme kapasitelerine bağlı olarak yapılması gerektiğini bilim adamalarının çoğu kabul ediyor.
Kan şekeri endeksinin çok temel bir kavram olduğunu bu kitapta hep beraber yavaş yavaş keşfedeceğiz.
Aslında, şişmanlık ve aşırı şişmanlığın nedenlerinin yanı sıra halsizlik, yorgunluk, bitkinlik ve isteksizlik gibi özellikle bayanları derinden etkileyen birçok sorunu bu kavramdan yola çıkarak açıklayabileceğiz.
İşte bu yüzden, işleri de biraz olsun basite indirgemek amacıyla, glusidleri iki kategoriye ayırmayı öneriyorum. Bir yanda iyi glusidler (düşük kan şekeri endeksine sahip olanlar) diğer yanda kötü glusidler (yüksek kan şekeri endeksine sahip olanlar).
* Kötü glusidler:
Yenildiğinde kan glükozunda artışa yol açan bütün glusidler kötü glusid lerdir. Bunlar kan şekerini çok yükseltir. Burada söz konusu olan, kan şekeri endeksi 50 den fazla olan glusidlerdir. Bunlara örnek olarak saf ya da diğer besinlerle birleştirilmiş (meşrubat, şekerleme) beyaz şeker yanında, beyaz unlar gibi (beyaz ekmek, beyaz makarna, beyaz pirinç) rafine edilmiş bütün glusidler verilebilir.
Glisemi Endeksi Tablosu
* YÜKSEK GLİSEMİK ENDEKSLİ GLUSİDLER:
– Maltoz
– Glükoz
– Fırında patates
– Hamburger ekmeği
– Patates püresi
– Bal
– Havuç
– Patlamış mısır
– Çabuk pişen pirinç
– Bakla
– Balkabağı
– Karpuz
– Şeker(sakaroz)
– Beyaz ekmek(baget)
– Şekerli rafine edilmiş tahıllar
– Çikolata
– Haşlanmış patates
– Bisküi
– Mısır
– Beyaz pirinç
– Kuruyemiş
– Esmer ekmek
– Kabuğuyla pişirilmiş patates
– Pancar
– Muz,kavun, reçel
– Beyaz undan yapılmış makarna
* DÜŞÜK GLİSEMİK ENDEKSLİ GLUSİDLER:
– Tam ekmek ya da kepek ekmeği
– Tam pirinç
– Bezelye
– Şekersiz tam tahıl
– Tahıl ezmesi
– Barbunya
– Şekersiz taze meyve suyu
– Tam çavdar ekmeği
– Entegral ekmek
– Nohut
– Süt ürünleri
– Dondurma
– Kuru fasulye
– Mercimek
– Nohut
– Entegral makarna
– Taze meyve
– Şekersiz meyve marmeladı
– Siyah çikolata (>%70 kakao)
– Früktoz (meyve şekeri)
– Soya
– Yerfıstığı
– Yeşil sebze
Bunların yanı sıra, patates, mısır gibi çok tüketilen besinlerin de aynı şekilde kötü glusidler kategorisine girdiğini görüyoruz. Bu besinlerin kan şekeri endeksleri oldukça yüksektir. Bunlar ya işleme tabii tutulup rafine edilmişler, (cornflakes, popcorn) ya da pişirilmek suretiyle değişime uğramışlardır (patates püresi).
* İyi glusidler:
Kötü glusid lerin aksine iyi glusid ler organizmada, orta, hatta,düşük dereceli glükoz yükselmesine yol açarlar. Bunlar küçük çaplı bir kan şekeri artışına yol açar. Bütün işlenmemiş tahıllarda (rafine edilmemiş un), pirinç, birçok nişastalı ve kuru sebzelerle mercimek, bezelye ve fasulye de olduğu gibi.
Bütün bunlara liflerinin zenginliğiyle tanınmış meyveler ve bütün yeşil sebzeleri de (pırasa, lahana, yeşil salata, taze fasulye) eklemek gerekir.

acı bostan buruna sıkıldığında,acı kavun zehirleme,apse patlatıcı krem,badem kan sekerini yükseltirmi,eyaz,kavun şekeri yükseltirmi,muz şekeri yükseltirmi,pancar küspesi faydaları,patates şekeri yükseltirmi,selahattin dönmez şişmanlatmayan çikolata,tamek haşlanmışbarbunya nasıl pişirilir,yüz bezeleri

Kızamık Tedavisi

Kızamık TedavisiKızamık bazı durumlarda ölümcül sonuçlar doğurmasına rağmen çoğu zaman kolaylıkla atlatılan bir hastalıktır. Hastalık ansefalit (beyin iltihabi) bulunan yetişkinlerde ve zatüre geçiren çocuklarda ölümcül sonuçlar doğurabilir. Hasta düzenli beslenmiyorsa durum daha da kötüleşebilir. Bağışıklık sistemi zayıf kişilerde hastalık daha çabuk ilerleme kaydeder.

Hastalığı kapan kişilerde belirtiler hemen kendini gösterir. Kızamık aşışı olmuş olanlar ve daha önce hastalığı bir kez geçirmiş kişiler hastalığa karşı bağışıklık kazanırlar.
Eğer kızamık aşışı yaptırmadıysanız ve kızamık hastası biriyle temasta bulunduysanız, mümkün olduğunca kısa süre içerisinde (72 saat içerisinde) aşı olmanız tavsiye edilir. Hastalığın görüldüğü kişiler ateş düşene kadar istirahat etmelidirler ve bol bol su tüketmelidirler. Kızamık belirtilerinin gözlemlendiği hastanın beslenme bozukluğu varsa vitamin A takviyesinde bulunulmalıdır.
Kaynak: http://www.ayushveda.com/

7 aylık çocuklarda iç ateşi,çocuklarda iç ateş,zature belirtileri

Su Alerjisi Nedir ?

Su Alerjisi Nedir ?Dünya üzerindeki yaşam neredeyse bütünüyle suya bağlıdır. İnsanın vücudunun yarısından fazlası sudan oluşmaktadır. Peki insan suya karşı alerjik olursa neler olur?

Su alerjisi çok az rastlanan bir alerji türüdür. Kişi şu ile ve hatta kendi teri ile temas ettiği zaman cildinde aşırı yanma ve kaşınma hissi oluşur.
Az rastlanan bir cilt problemi olan şu alerjisine ilişkin 30 ile 40 arasında vaka kayıtlara geçmiştir. Hastalık sürecinin tamamen bilinmemesine rağmen hastalığın suda mevcut kimyasallar, mineraller ve demire karşı aşırı duyarlılıktan kaynaklandığı düşünülmektedir. Hastanın su ile herhangi bir şekilde temas etmesi birkaç dakika ya da saatlerce süren kızarıklıkların oluşmasına neden olur. Suyun türü ve sıcaklığı da hastalığın belirtilerini etkileyebilir.
Doktorlar henüz şu alerjisine karşı etkili bir tedavi geliştirememişlerdir. Alerjisi bulunan kişi nemli şartlardan, yağmurdan ve hatta kendi ter ve göz yaşından bile kaçınmalıdır. Duşta çok uzun süre kalmamalıdır ve duş alma sıklığı en aza indirilmelidir. Ağrıları hafifletmek için Antihistamin ve Kapsaisin kremi kullanılabilir.
Kaynak: http://www.medsavailable.com/

Grip nasıl geçer? Grip belirtileri nelerdir?

Grip Mevsimi KapıdaMuhtemelen hiçbir grip mevsimi geçen seneki kadar korkutucu olmamıştır. Geçen sene domuz gribi birçok kişiyi etkisi altına aldı. Yeni grip mevsimi yaklaştıkça, üç grip türüne karşı koruma sağlayan yeni aşı kliniklerde ve eczane raflarında yerini almaya başladı.

Grip mevsimi ne zaman başlar?
Dartmouth Tıp Okulu profesörlerinden Henry Bernstein grip mevsiminin genelde Ekim ayında başladığını ve en fazla vakanın Ocak, Şubat ve Mart aylarında kaydedildiğini belirtmiştir.
Grip aşısı ne zaman piyasaya sürülecek?
Yeni grip aşısı Ağustos ayından itibaren raflardaki yerini almaya başlamıştır.
Kimler grip aşısı yaptırmalıdır?
Grip aşısı 6 aydan büyük bebekler dahil herkese önerilmektedir. Aşı özellikle yüksek risk grupları için önemlidir. Çocuklar, 65 yaş üzerindekiler, hamile kadınlar ve astım, şeker hastası, kanser gibi bağışıklık sistemini zayıflatıcı hastalıklarla baş eden kişiler yüksek risk grubunda yer almaktadır.
Grip aşısı ne zaman yaptırılmalıdır?
Bernstein aşının ne kadar erken yapılırsa o kadar çabuk koruma sağlayacağını belirtiyor.
Aşı ne zaman koruma sağlamaya başlar?
Aşı iki hafta içerisinde etkisini göstermeye başlıyor.
Erken yaptırılan aşının etkisi zamanla kaybolabilir mi?
Hayır. Aşıyı şimdi yaptırırsanız gelecek seneki grip mevsimine kadar korunmuş olursunuz.
Kimler aşı yaptırmamalıdır?
Aşı yapımında kullanılan tavuk yumurtasına karşı alerjiniz varsa veya daha önceki grip aşısına karşı reaksiyon gösterdiyseniz doktorunuza danışmadan aşı olmayınız. Soluma problemleri, güçsüzlük, hızlı kalp atışı, baş dönmesi ve kızarıklık ciddi reaksiyon belirtileridir.
Neden bu seneki aşı domuz gribine karşı koruma sağlıyor? Domuz gribi tehdidi geçmedi mi?
H1N1 virüsü artık yaygın olmasa da hala mevcuttur. Bu seneki aşı influenza B, H1N1 ve H3N1 virüslerine karşı koruma sağlar. Aşı olursam gribe yakalanmayacak mıyım?
Aşı gribe yakalanma olasılığını yüzde 70 ile 90 arası azaltır. Yaşadığınız bölgede yayılan virüsler aşıdaki virüsler ile aynı ise aşı oldukça yüksek koruma sağlar; fakat bazı durumlarda yayılan virüsler aşının içindeki virüslerle eşleşmeyebilir. Böyle durumlarda aşı tam koruma sağlamayabilir. Aşının etkisi ayrıca yaş grubuna ve genel sağlığa da bağlıdır.
Grip ciddi bir sağlık soru mudur?
Grip her yıl 3.300 ile 49.000 arasında kişinin ölümüne sebep olmaktadır. Ayrıca her yıl 200.000 civarında hastaneye yatırılma vakası kaydedilmektedir. Grip kulak, sinüs iltihaplarına ve zatüreye neden olabilir.
Grip nasıl yayılır?
Genelde yakın temas, öksürme veya hapşırma yoluyla bulaşır. Havada kolaylıkla yayılabilir.
Belirtileri nelerdir?
Ateş, üşüme hissi, karın ağrısı, boğaz ağrısı, yorgunluk, geniz tıkanıklığı, baş ağrısı ve kas ağrısı.
Aşının dışında gripten korunmak için ne gibi önlemeler alınabilir?
Ellerinizi yüzünüzden uzak tutun ve düzenli olarak yıkayın. Öksürürken bir mendil ile veya kolunuzla ağzınızı kapatın. Bağışıklık sisteminizi güçlü tutmak için düzenli uyuyun.
Kaynak: http://health.usnews.com/