Bruselloz brusella belirtileri nelerdir?

Yakınma ve Bulgular : Yakınmalar genellikle çok şiddetli değildir ve bulgular da son derece siliktir. Semptomlar genellikle bakterinin alınmasından 2-3 hafta sonra ortaya çıkar. Ateş ve terleme en sık yakınmalardır. Tipik ateş (dalgalı ateş) nadir bir bulgu olup ancak tedavi görmeden uzun süre hastalığı devam eden kişilerde rastlanabilir.
Halsizlik, kolay yorulma, eklem ağrıları, kas ağrıları, sırt ve bacak ağrıları, başağrısı, konsantrasyon ve dikkat eksiklikleri ve depresyon da sık yakınmalardır. Hafif bir lenfadenopati ve bazen de karaciğer büyümesi dışında bulgu çok azdır. Bruselloz özel bir organı tuttuğunda fokal brusellozdan bahsedilir, ancak bu genellikle sistemik bir hastalığın belirli bir organda daha fazla yakınma yarattığının göstergesidir.
Kemik ve eklemler
Kemik ve eklem yakınmaları tüm brusellozlu hastaların %20-60’ında rastlanır. Sırt ve belağrısı olan hastaların çoğunda sakroileitis vardır. Spondilit tanısı eskiye göre oldukça azalmıştır. Büyük eklemlerde süpüratif veya reaktif artropatiler görülebilir. Osteomyelit nadirdir, en çok vertebralarda görülür ve spinal tbc.yi taklit eder, tedavi için paravertebral abselerin boşaltılması dışında cerrahi pek gerekmez.
Karaciğer ve safra kesesi
Karaciğer her brusellozlu olguda tutulur ancak yakınma ve bulgular azdır. Hepatomegali ancak %20-30 hastada saptanır. Enzimlerde hafif yükselmeler görülebilir, sarılık son derece ndirdir. Karaciğer testleri normal olsa da karaciğer biyopsisinden etken üretilebilir. Akut kolesistit nadir rastlanan bir komplikasyondur.
GİS
Enterik bruselloz tifoyu taklit edebilir. Daha çok iştahsızlık, kilo kaybı, bulantı-kusma, kabızlık, ishal ve karın ağrıları görülür. Akut ileit ve kolit tabloları bildirilmiştir.
GÜS
Brusellalar idrar yoluya atılır, ancak idrar kültürü rutin istenen bir şey değildir. Nadir de olsa pyelonefrit, fokal ve diffüz glomerülonefritler ve böbrek abseleri bildirilmiştir. Orşit, epididimit erkek hastaların yaklaşık %20’sinde görülür. Kadınlarda salpenjit, servisit, pelvik abse nedeni olabilir.
Solunum sistemi
Hava yoluyla bulaş için deliller vardır, ancak akciğer tutulumu nadirdir. Pnömonitis, plöritis ve solid akciğer lezyonları bildirilmiştir, ama ekspektore balgam kültüründen ürettiğini söyleyen azdır.
KVS
Endokardit %3’ten az rastlanan ama bruselloz nedenli ölümlerin ilk nedeni olan bir komplikasyondur. Genellikle daha önceden hasara uğramış kapakların tutulması, anevrizma ve valsalva sinüsünde abseler saptanır. Perikardit eşlik edebilir veya esas bulgu olabilir.
Tedavide tıbbi ilaç yanısıra cerrahi de işin içine girmelidir. Sinir sistemi Nörasteni, depresyon ve dikkat azalması sıktır, ancak doğrudan MSS invazyonu %5’ten azdır. Menenjit, ensefalit, radikülonevrit, myelit, periferik nöropati ve serebral anevrizmalar bildirilmiştir. Brusella menenjitinde lenfosit baskınlığı, proteinde artma ve bazen BOS şekerinde düşme görülür.
BOS’tan izolasyon güçtür, ancak özgül antikorlar çoğu hastada saptanır. Deri ve yumuşak doku Temas lezyonları, nonspesifik döküntüler, yumuşak doku abseleri, ülser ve vaskülitler göürlebilir tablolardır.
Kronik bruselloz Semptomların tanıdan sonra bir yıldan daha fazla sürmesi olarak tanımlanır. Bu hastalar üçe ayrılır:
1) Bakteriyolojik nüksü olanlar,
2) Derinde bir infeksiyon odağı olanlar ,
3) Aktif infeksiyonla bağlantısız nonspesifik semptomları olanlar.
En sık görüleni sonuncusu olup psikonevroz burada rol oynuyor olabilir.

Yakınma ve Bulgular : Yakınmalar genellikle çok şiddetli değildir ve bulgular da son derece siliktir. Semptomlar genellikle bakterinin alınmasından 2-3 hafta sonra ortaya çıkar. Ateş ve terleme en sık yakınmalardır. Tipik ateş (dalgalı ateş) nadir bir bulgu olup ancak tedavi görmeden uzun süre hastalığı devam eden kişilerde rastlanabilir.
Halsizlik, kolay yorulma, eklem ağrıları, kas ağrıları, sırt ve bacak ağrıları, başağrısı, konsantrasyon ve dikkat eksiklikleri ve depresyon da sık yakınmalardır. Hafif bir lenfadenopati ve bazen de karaciğer büyümesi dışında bulgu çok azdır. Bruselloz özel bir organı tuttuğunda fokal brusellozdan bahsedilir, ancak bu genellikle sistemik bir hastalığın belirli bir organda daha fazla yakınma yarattığının göstergesidir.
Kemik ve eklemler
Kemik ve eklem yakınmaları tüm brusellozlu hastaların %20-60’ında rastlanır. Sırt ve belağrısı olan hastaların çoğunda sakroileitis vardır. Spondilit tanısı eskiye göre oldukça azalmıştır. Büyük eklemlerde süpüratif veya reaktif artropatiler görülebilir. Osteomyelit nadirdir, en çok vertebralarda görülür ve spinal tbc.yi taklit eder, tedavi için paravertebral abselerin boşaltılması dışında cerrahi pek gerekmez.
Karaciğer ve safra kesesi
Karaciğer her brusellozlu olguda tutulur ancak yakınma ve bulgular azdır. Hepatomegali ancak %20-30 hastada saptanır. Enzimlerde hafif yükselmeler görülebilir, sarılık son derece ndirdir. Karaciğer testleri normal olsa da karaciğer biyopsisinden etken üretilebilir. Akut kolesistit nadir rastlanan bir komplikasyondur.
GİS
Enterik bruselloz tifoyu taklit edebilir. Daha çok iştahsızlık, kilo kaybı, bulantı-kusma, kabızlık, ishal ve karın ağrıları görülür. Akut ileit ve kolit tabloları bildirilmiştir.
GÜS
Brusellalar idrar yoluya atılır, ancak idrar kültürü rutin istenen bir şey değildir. Nadir de olsa pyelonefrit, fokal ve diffüz glomerülonefritler ve böbrek abseleri bildirilmiştir. Orşit, epididimit erkek hastaların yaklaşık %20’sinde görülür. Kadınlarda salpenjit, servisit, pelvik abse nedeni olabilir.
Solunum sistemi
Hava yoluyla bulaş için deliller vardır, ancak akciğer tutulumu nadirdir. Pnömonitis, plöritis ve solid akciğer lezyonları bildirilmiştir, ama ekspektore balgam kültüründen ürettiğini söyleyen azdır.
KVS
Endokardit %3’ten az rastlanan ama bruselloz nedenli ölümlerin ilk nedeni olan bir komplikasyondur. Genellikle daha önceden hasara uğramış kapakların tutulması, anevrizma ve valsalva sinüsünde abseler saptanır. Perikardit eşlik edebilir veya esas bulgu olabilir.
Tedavide tıbbi ilaç yanısıra cerrahi de işin içine girmelidir. Sinir sistemi Nörasteni, depresyon ve dikkat azalması sıktır, ancak doğrudan MSS invazyonu %5’ten azdır. Menenjit, ensefalit, radikülonevrit, myelit, periferik nöropati ve serebral anevrizmalar bildirilmiştir. Brusella menenjitinde lenfosit baskınlığı, proteinde artma ve bazen BOS şekerinde düşme görülür.
BOS’tan izolasyon güçtür, ancak özgül antikorlar çoğu hastada saptanır. Deri ve yumuşak doku Temas lezyonları, nonspesifik döküntüler, yumuşak doku abseleri, ülser ve vaskülitler göürlebilir tablolardır.
Kronik bruselloz Semptomların tanıdan sonra bir yıldan daha fazla sürmesi olarak tanımlanır. Bu hastalar üçe ayrılır:
1) Bakteriyolojik nüksü olanlar,
2) Derinde bir infeksiyon odağı olanlar ,
3) Aktif infeksiyonla bağlantısız nonspesifik semptomları olanlar.
En sık görüleni sonuncusu olup psikonevroz burada rol oynuyor olabilir.

bebek halsizlik bitkinlik istahsizlik,endokardit,hiperekojen lezyon karaciğerde,prof. meltem pekpak,tipik pnömoni

Kan şekeri nedir

Kan şekeri (Glisemi) nedir?
Glükoz organizmanın ana yakıtı olarak kabul edilebilir. Asıl olarak iki çıkış kaynağı vardır. Glükoz, vücut tarafından ya yedek yağ depolanmasından sentez edilir ya da glusid metabolizması sonucu ortaya çıkar. Her iki durumda da glükoz glikojen formunda kana karışır. İşte bu sayede kan şekeri kanda mevcut glükoz miktarını belirler.
Açken kan şekeri oranı genellikle 1 litre kanda 1 ram ya da 5.5 mmol/l dir. Doktorunuz, kan tahlili sonuçlarınızı istediğinde özellikle kontrol ettiği işte bu biyolojik parametredir. Kan glükoz seviyesindeki değişmeler, aç karnına ve glusidin emilmesinden sonra incelenmelidir.
İlk basamakta glusid, aç karnına yendikten sonra, cinsine bağlı olarak glisemi (kan şekeri) artar ve bir kan şekeri tepe noktasına ulaşır. Böylece metabolizma fonksiyonunda önemli rol oynayan pankreas, ensülin denen hormonu salgılayacaktır.
İkinci basamakta, ensülinin etkisiyle kan şekeri oranı düşer.
Üçüncü basamakta da kan şekeri normal seviyeye gelir.

Hemoroid basur hastalığı

Kalın bağırsağın anüse yakın yerinde meydana gelen şişliğe denir. İç ve dış hemoroid olmak üzere iki şekli vardır. Aşırı şişman kimselerde, kabızlık sırasında fazla ıkınmalarda, fazla mushil (söktürücü) kullanmaktan, hamilelikte, kalın bağırsağın anüsten önce gelen bölümünde tümör bulunması halinde hemoroid vakalarına sık rastlanır.
* Belirtileri:
– Birçok durumlarda hemoroid anüs dışına taşar ve ancak elle içeri itilebilir.
– Dışkılama sırasında kanama görülür.
– Anüs çevresi kaşınır.
– hemoroidin iltihaplanması halinde ağrı yapar.
* Ne Yapmalı?
– Hafif vakalarda kaşıntı giderici ve yumuşatıcı merhemler verilir.
– Doktor uygun gördüğü takdirde hemoroid içerisine büzücü bir ilaç injekte edebilir.
– İleri vakalarda kesin tedavi ameliyattır.
– Dışkılama sonunda anüs çevresi çok temiz olarak yıkanmalı; ağrılı durumlarda soğuk kompres uygulanmalıdır.
* Doktor hemoroidal hastallğınıza bağıl ağrı, kanama, akıntı, kaşıntı gibi şikayetlerinizi gidermek için size ilaç veya ilaçlar verir. Ancak, şikayetlerinizin daha çabuk ortadan kalkması ve daha sonra tekrar oluşmaması için ilaç tedavinizin yanı sıra uymanız gereken bazı basit önlemler vardır. Yaşam tarzınızda yapacağınız bu küçük değişiklikler hemoroidal hastallğınızın iyileşmesine katkıda bulunacaktır.
– Bol su içiniz. Günde en az 1 .5-2 litre su içmeniz yararlı olacaktır.
– Bölgesel tahribata (baharatlı yemekler, alkol, kahve, çay) neden olabilecek gıdalardan kaçınınız.
– Dengeli besleniniz.
– Lifli, tahıllı besinler, kepek ekmeği, meyva ve sebze açısından zengin gıdalar alınız.
– Dar giysiler giymekten kaçınınız.
– Sıcak yerlerde çok uzun süre kalmayınız.
– Ağır yükleri taşımaktan kaçınmaya çalışınız.
– Şikayetlerinizin devam etmesi durumunda doktorunuza danışınız.
– Kişisel temizliğinize özen gösteriniz ve uzun süreli kullanımda tahriş edebilecek (dar iç çamaşırlar ve sıkı giysiler vb.)
ürünlere dikkat ediniz.
– Jimnastik, yprüme ve y’üzme gibi düzenli egzersizler yapınız. Bisiklet ve ata binme gibi sporlardan kaçınınız.
– Tuvalete her gün belirli bir saatte gidiniz (örneğin uyandığınızda, büyük bir bardak su içtikten sonra).

Kalın bağırsağın anüse yakın yerinde meydana gelen şişliğe denir. İç ve dış hemoroid olmak üzere iki şekli vardır. Aşırı şişman kimselerde, kabızlık sırasında fazla ıkınmalarda, fazla mushil (söktürücü) kullanmaktan, hamilelikte, kalın bağırsağın anüsten önce gelen bölümünde tümör bulunması halinde hemoroid vakalarına sık rastlanır.
* Belirtileri:
– Birçok durumlarda hemoroid anüs dışına taşar ve ancak elle içeri itilebilir.
– Dışkılama sırasında kanama görülür.
– Anüs çevresi kaşınır.
– hemoroidin iltihaplanması halinde ağrı yapar.
* Ne Yapmalı?
– Hafif vakalarda kaşıntı giderici ve yumuşatıcı merhemler verilir.
– Doktor uygun gördüğü takdirde hemoroid içerisine büzücü bir ilaç injekte edebilir.
– İleri vakalarda kesin tedavi ameliyattır.
– Dışkılama sonunda anüs çevresi çok temiz olarak yıkanmalı; ağrılı durumlarda soğuk kompres uygulanmalıdır.
* Doktor hemoroidal hastallğınıza bağıl ağrı, kanama, akıntı, kaşıntı gibi şikayetlerinizi gidermek için size ilaç veya ilaçlar verir. Ancak, şikayetlerinizin daha çabuk ortadan kalkması ve daha sonra tekrar oluşmaması için ilaç tedavinizin yanı sıra uymanız gereken bazı basit önlemler vardır. Yaşam tarzınızda yapacağınız bu küçük değişiklikler hemoroidal hastallğınızın iyileşmesine katkıda bulunacaktır.
– Bol su içiniz. Günde en az 1 .5-2 litre su içmeniz yararlı olacaktır.
– Bölgesel tahribata (baharatlı yemekler, alkol, kahve, çay) neden olabilecek gıdalardan kaçınınız.
– Dengeli besleniniz.
– Lifli, tahıllı besinler, kepek ekmeği, meyva ve sebze açısından zengin gıdalar alınız.
– Dar giysiler giymekten kaçınınız.
– Sıcak yerlerde çok uzun süre kalmayınız.
– Ağır yükleri taşımaktan kaçınmaya çalışınız.
– Şikayetlerinizin devam etmesi durumunda doktorunuza danışınız.
– Kişisel temizliğinize özen gösteriniz ve uzun süreli kullanımda tahriş edebilecek (dar iç çamaşırlar ve sıkı giysiler vb.)
ürünlere dikkat ediniz.
– Jimnastik, yprüme ve y’üzme gibi düzenli egzersizler yapınız. Bisiklet ve ata binme gibi sporlardan kaçınınız.
– Tuvalete her gün belirli bir saatte gidiniz (örneğin uyandığınızda, büyük bir bardak su içtikten sonra).

Talesemi hastalığı hakkında bilgi

Talesemi Hastalığı
Hangi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar?
Akdeniz Anemisi olarak da bilinen talasemi, dünyada en sık görülen, aynı zamanda önlenmesi en kolay olan kalıtsal bir kan hastalığıdır. Talasemi kusurlu hemoglobin zincirlerinin üretimine neden olan kalıtsal bir bozukluğu içerir. İki temel tipi olan alfa ve beta talasemi, alfa ve beta globin zincirlerinin sayısındaki veya yapımındaki bir dengesizlik nedeniyle oluşur.
Hastalığın belirtileri nelerdir?
Nasıl ve hangi yaşlarda ortaya çıkar?
Hastalığın belirtileri doğumdan sonraki 1-2 ay içinde ortaya çıkar. Yaş ilerledikçe belirtiler netleşir. Anemi (kansızlık) en temel belirtidir. Soluk ten rengi, halsizlik, iştahsızlık, dalak büyümesi, yüz kemikleri ve düz kemiklerde deformiteyle beraber organ hasarları görülür.
* Hastalık Türkiye’de neden belli bir bölgede görülüyor?
Sıtma etkeni olan malarya paraziti kırmızı kan hücreleri içinde yaşar, çoğalır ve yaşam süresini tamamlar. Bu parazit, kırmızı kan hücresi içinde hemoglobin yapısında bozukluk olanlarda ise yaşayamaz. Talasemi hastalarında hemoglobin bozukluğu olduğu için bu parazit talasemi hastalarını etkilemiyor. Geçmişte Akdeniz kıyılarımızı da içeren kuşakta oluşan sıtma salgınlarında sağlıklı kan hücreleri taşıyan kişiler sıtmaya yakalanıp hayatını kaybederken, talasemi hastaları hayatta kalmış. Bu bölgenin nüfusunda hayatta kalan talasemi hastalarının ve taşıyıcılarının yoğunluğu artmıştır. Bugün “Talasemi Kuşağı” adı verilen bölge, Akdeniz kıyıları, Arap ülkeleri, Türkiye, Iran, Hindistan, Tayland, Kamboçya ve Güney Çin’i içeren Güney Asya’ya uzanmaktadır. Talaseminin bu bölgelerdeki görülme sıklığı yüzde 2.5-15′tir.
* Talasemi nasıl tedavi ediliyor? Tedavi edilmediğinde nasıl bir tablo ortaya çıkıyor? Talaseminin önlenmesi mümkün mü?
– Talasemi hastaları, yaşam boyu, hastaneye bağlı tedavi altında kalmaktadırlar.
– Talasemide birinci tedavi seçeneği kemik iliği naklidir.
– Bu seçenek hem çok pahalı hem de uygun iliğin bulunma olasılığı azdır.
– Öte yandan iliğin vücut tarafından reddedilme riski de yüksektir.
* Diğer tedavi seçenekleri;
– Kan transfüzyonu ve beraberinde demir yükünü azaltmak için şelatör
– Splenektomi
– Fetal hemoglobin uyarıcıları (Örneğin; hidroksiüre),
– Eritropoetin
– Gen tedavisi
– Araştırılan yaklaşımlar
Tedavi edilmediğinde semptomlar ağırlaşır. Anemi, kalp yetmezliği ve organ hasarlarına bağlı hastalıklar ve ölüm oranı artar. Hastalar erken yaşta kaybedilebilir.

Talesemi Hastalığı
Hangi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar?
Akdeniz Anemisi olarak da bilinen talasemi, dünyada en sık görülen, aynı zamanda önlenmesi en kolay olan kalıtsal bir kan hastalığıdır. Talasemi kusurlu hemoglobin zincirlerinin üretimine neden olan kalıtsal bir bozukluğu içerir. İki temel tipi olan alfa ve beta talasemi, alfa ve beta globin zincirlerinin sayısındaki veya yapımındaki bir dengesizlik nedeniyle oluşur.
Hastalığın belirtileri nelerdir?
Nasıl ve hangi yaşlarda ortaya çıkar?
Hastalığın belirtileri doğumdan sonraki 1-2 ay içinde ortaya çıkar. Yaş ilerledikçe belirtiler netleşir. Anemi (kansızlık) en temel belirtidir. Soluk ten rengi, halsizlik, iştahsızlık, dalak büyümesi, yüz kemikleri ve düz kemiklerde deformiteyle beraber organ hasarları görülür.
* Hastalık Türkiye’de neden belli bir bölgede görülüyor?
Sıtma etkeni olan malarya paraziti kırmızı kan hücreleri içinde yaşar, çoğalır ve yaşam süresini tamamlar. Bu parazit, kırmızı kan hücresi içinde hemoglobin yapısında bozukluk olanlarda ise yaşayamaz. Talasemi hastalarında hemoglobin bozukluğu olduğu için bu parazit talasemi hastalarını etkilemiyor. Geçmişte Akdeniz kıyılarımızı da içeren kuşakta oluşan sıtma salgınlarında sağlıklı kan hücreleri taşıyan kişiler sıtmaya yakalanıp hayatını kaybederken, talasemi hastaları hayatta kalmış. Bu bölgenin nüfusunda hayatta kalan talasemi hastalarının ve taşıyıcılarının yoğunluğu artmıştır. Bugün “Talasemi Kuşağı” adı verilen bölge, Akdeniz kıyıları, Arap ülkeleri, Türkiye, Iran, Hindistan, Tayland, Kamboçya ve Güney Çin’i içeren Güney Asya’ya uzanmaktadır. Talaseminin bu bölgelerdeki görülme sıklığı yüzde 2.5-15′tir.
* Talasemi nasıl tedavi ediliyor? Tedavi edilmediğinde nasıl bir tablo ortaya çıkıyor? Talaseminin önlenmesi mümkün mü?
– Talasemi hastaları, yaşam boyu, hastaneye bağlı tedavi altında kalmaktadırlar.
– Talasemide birinci tedavi seçeneği kemik iliği naklidir.
– Bu seçenek hem çok pahalı hem de uygun iliğin bulunma olasılığı azdır.
– Öte yandan iliğin vücut tarafından reddedilme riski de yüksektir.
* Diğer tedavi seçenekleri;
– Kan transfüzyonu ve beraberinde demir yükünü azaltmak için şelatör
– Splenektomi
– Fetal hemoglobin uyarıcıları (Örneğin; hidroksiüre),
– Eritropoetin
– Gen tedavisi
– Araştırılan yaklaşımlar
Tedavi edilmediğinde semptomlar ağırlaşır. Anemi, kalp yetmezliği ve organ hasarlarına bağlı hastalıklar ve ölüm oranı artar. Hastalar erken yaşta kaybedilebilir.

kalp büyümesi belirtileri

Damla hastalığı gut artriti nedir?

Artritin nedenlerinden biridir. Özelikle orta yaşlı ve yaşlı erkeklerde görülür. Menopoz sonrası kadınlarda da oldukça sıktır. Belli ilaçların, özelikle de üretiklerin kullanımı gut riskini artırır.
Gutun bir zengin ve içkici hastalığı olduğu söylenir ki, bu bır dereceye kadar doğrudur, ama her zaman değil. Hastalığın nedeni, ürik asidin içindeki erimeyen kristallerin eklemlerde çökelmesi ve eklemin kızarıp şişmesine, ağrımasına yol açmasıdır. Gut hastalarına yardımcı olabilecek, beslenme ile ilgili bazı değişiklik yapılabilir.
• Şişmansanız zayıflayın.
• Alkollü tamamen bırakın.
• Kırmızı et, avetleri, balık yumurtası gibi zengin yiyeceklerden kaçının.
• Besin bütünleyiciler alın. Yüksek dozda C vitamini (günde 4 gr kadar) böbrekler yoluyla ürik asit kaybını artırır. Günde 50 mgr çinko, 300 mgr magnezyumla birlikte verilirse deneyimlerimize göre yaralı olabilir. Bu ilaçları doktor gözetimi altında almak daha yerinde olur.
Son olarak şunu da belirtelim, hafif kurşun zehirlenmesi geçirenlerde (örneğin, su borusu tesisatçılarında) gut meydana gelebilir. Bunların tedavisinde ilk iş, bedenlerdeki kurşun birikiminin azaıtılmasıdır. Hastaya yüksek dozda C vitamini verilir ve bol lifli bir beslenme tarzı
Aşırı miktarda meyve yemek ya da meyve şekeri (früktoz) kullanmakta gut hastalığını azdırabilir. Sırt ağrısının birçok değişik nedeni olabilir; böbrek ve karın hastalıkları, omurga sorunları gibi. Eğer şiddetli sırt ağrısı çekiyorsanız, doktorunuza danışmalısınız.
Sırt ağrıları genellikle besin tedavisine yanıt vermez. Bununla birlikte, bazı hastalarımız besin alerjisi önlemlerinden yarar görmektedir. Sırt ağrısı çekenlerin bazılannda manganez düzeyinin çok düşük olduğu görülmüştür. Bu da, hastanın kıkırdak yapısını bozabilir. Birkaç hastaya günde 2 – 5 gr C vitamini verilmiş ve yararlandıkları saptanmıştır. Omurga sorunu olanlara osteopatik yada masajla tedavi salık veririz. Sırtı güçlendirecek beden hareketlerinin, özellikle yüzmenin büyük yararı olabilir. Kas Krampları
Kas krampları çok yorucu olabilir. Günde 400 600 UB E vitamini, günde iki kez 50-100 mgr B6 vitamini, günde 400-800 mgr magnezyum ve günde 800-1600 mgr kalsiyum verilmesi yararlı olabilir. Bu tedaviye bir ya da iki ay devam edilebilir. Bazı hastalara besin alerjisi tedavilerinin de yararlı olduğunu gördük.
Kas Ağrıları
Hangi nedenle olursa olsun, sağlığı bozuk kişilerde kas ağrıları çok sık görülür. Burada önemli olan, kas ağrılarının altında yatan asıl nedeni bulup tedavi etmektir. Bu neden ortadan kaldırılır kaldırılmaz, kas ağrıları da geçer. Bu da, hastada besin alerjisi olup olmadığı araştırılarak, yani özel kısıtlama rejimi uygulanarak yapılır.
Bu arada özellikle kalsiyum, magnezyum ve B vitaminieri eksikliği olup olmadığı araştırılır. Kas ağnları geçici bir virüslü enfeksiyon yüzünden de meydana gelebilir. Ancak, uzun zaman devam ederse (haftalar, aylar, hatta yıllar boyu), o vakit nedeni ya yukarıda saydığımız hastalıklardır ya da kandida’dır.
Kas zayıflığı
Buna da kas ağrılarına yol açan nedenler yol açar. Bazen potasyum eksikliği başlıca etkendir.
Rahatsız bacaklar
Gece baş gösteren bacak rahatsızlıkları demir eksikliğinden ya da aşırı çay içmekten ileri gelebilir. Eksiklik giderilince durum düzelebilir. Hastanın çay ve kahveden kaçınması gerekir. Günde 800 UB E vitamini almanın yararı olabilir. Bazı hastalarda günde üç kez 5 mgr özel folik asitli ilaçlar almanın da yararı vardır. Bu özellikle ailesinde de aynı rahatsızlık bulunanlar için etkilidir.

Artritin nedenlerinden biridir. Özelikle orta yaşlı ve yaşlı erkeklerde görülür. Menopoz sonrası kadınlarda da oldukça sıktır. Belli ilaçların, özelikle de üretiklerin kullanımı gut riskini artırır.
Gutun bir zengin ve içkici hastalığı olduğu söylenir ki, bu bır dereceye kadar doğrudur, ama her zaman değil. Hastalığın nedeni, ürik asidin içindeki erimeyen kristallerin eklemlerde çökelmesi ve eklemin kızarıp şişmesine, ağrımasına yol açmasıdır. Gut hastalarına yardımcı olabilecek, beslenme ile ilgili bazı değişiklik yapılabilir.
• Şişmansanız zayıflayın.
• Alkollü tamamen bırakın.
• Kırmızı et, avetleri, balık yumurtası gibi zengin yiyeceklerden kaçının.
• Besin bütünleyiciler alın. Yüksek dozda C vitamini (günde 4 gr kadar) böbrekler yoluyla ürik asit kaybını artırır. Günde 50 mgr çinko, 300 mgr magnezyumla birlikte verilirse deneyimlerimize göre yaralı olabilir. Bu ilaçları doktor gözetimi altında almak daha yerinde olur.
Son olarak şunu da belirtelim, hafif kurşun zehirlenmesi geçirenlerde (örneğin, su borusu tesisatçılarında) gut meydana gelebilir. Bunların tedavisinde ilk iş, bedenlerdeki kurşun birikiminin azaıtılmasıdır. Hastaya yüksek dozda C vitamini verilir ve bol lifli bir beslenme tarzı
Aşırı miktarda meyve yemek ya da meyve şekeri (früktoz) kullanmakta gut hastalığını azdırabilir. Sırt ağrısının birçok değişik nedeni olabilir; böbrek ve karın hastalıkları, omurga sorunları gibi. Eğer şiddetli sırt ağrısı çekiyorsanız, doktorunuza danışmalısınız.
Sırt ağrıları genellikle besin tedavisine yanıt vermez. Bununla birlikte, bazı hastalarımız besin alerjisi önlemlerinden yarar görmektedir. Sırt ağrısı çekenlerin bazılannda manganez düzeyinin çok düşük olduğu görülmüştür. Bu da, hastanın kıkırdak yapısını bozabilir. Birkaç hastaya günde 2 – 5 gr C vitamini verilmiş ve yararlandıkları saptanmıştır. Omurga sorunu olanlara osteopatik yada masajla tedavi salık veririz. Sırtı güçlendirecek beden hareketlerinin, özellikle yüzmenin büyük yararı olabilir. Kas Krampları
Kas krampları çok yorucu olabilir. Günde 400 600 UB E vitamini, günde iki kez 50-100 mgr B6 vitamini, günde 400-800 mgr magnezyum ve günde 800-1600 mgr kalsiyum verilmesi yararlı olabilir. Bu tedaviye bir ya da iki ay devam edilebilir. Bazı hastalara besin alerjisi tedavilerinin de yararlı olduğunu gördük.
Kas Ağrıları
Hangi nedenle olursa olsun, sağlığı bozuk kişilerde kas ağrıları çok sık görülür. Burada önemli olan, kas ağrılarının altında yatan asıl nedeni bulup tedavi etmektir. Bu neden ortadan kaldırılır kaldırılmaz, kas ağrıları da geçer. Bu da, hastada besin alerjisi olup olmadığı araştırılarak, yani özel kısıtlama rejimi uygulanarak yapılır.
Bu arada özellikle kalsiyum, magnezyum ve B vitaminieri eksikliği olup olmadığı araştırılır. Kas ağnları geçici bir virüslü enfeksiyon yüzünden de meydana gelebilir. Ancak, uzun zaman devam ederse (haftalar, aylar, hatta yıllar boyu), o vakit nedeni ya yukarıda saydığımız hastalıklardır ya da kandida’dır.
Kas zayıflığı
Buna da kas ağrılarına yol açan nedenler yol açar. Bazen potasyum eksikliği başlıca etkendir.
Rahatsız bacaklar
Gece baş gösteren bacak rahatsızlıkları demir eksikliğinden ya da aşırı çay içmekten ileri gelebilir. Eksiklik giderilince durum düzelebilir. Hastanın çay ve kahveden kaçınması gerekir. Günde 800 UB E vitamini almanın yararı olabilir. Bazı hastalarda günde üç kez 5 mgr özel folik asitli ilaçlar almanın da yararı vardır. Bu özellikle ailesinde de aynı rahatsızlık bulunanlar için etkilidir.

aık bira bozulurmu,çay içmek demir,manganase eksikligi,MAYASIZ YEMEK ALERJİ,minier hastalığı,minier hastalığının nedenleri,relestat nasıl bir damla